Hazar Denizi’nin Çevresel Riskleri ve Yeni Uluslararası Kurallar Masada
Hazar Denizi, düşen su seviyeleri ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla çevresel tehdit altında. Yeni uluslararası kurallar ve Tahran Sözleşmesi ile koruma ve iş birliği hedefleniyor.

Hazar Denizi, düşen su seviyeleri ve biyolojik çeşitlilikteki azalma nedeniyle ciddi çevresel tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. Azerbaycan, bölgedeki büyük altyapı projelerini düzenleyen yeni uluslararası kuralların yürürlüğe girmesiyle birlikte, artan çevresel riskleri Birleşmiş Milletler (BM) görüşmelerinde gündeme taşıdı.
BM Toplantılarında Hazar’ın Yönetim Sorunları
Cenevre’de gerçekleştirilen BM toplantılarında, Haydar Aliyev Vakfı Başkan Yardımcısı Leyla Aliyeva, üst düzey yetkililer ve çevre uzmanları, dünyanın en büyük kapalı su kütlesi olan Hazar Denizi’ni etkileyen yönetim sorunlarına dikkat çekti. Delegeler, uzun vadeli izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi, bilimsel verilerin iyileştirilmesi ve Hazar’a kıyısı olan ülkeler ile uluslararası paydaşlar arasında daha yakın iş birliği kurulmasının önemini vurguladı.
Tahran Sözleşmesi ve Yeni ÇED Protokolü
Diplomatik temasların yoğunlaştığı bu dönemde, Tahran Sözleşmesi kapsamında kabul edilen yeni Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Protokolü de yürürlüğe girdi. Hukuken bağlayıcı olan bu protokol, bir Hazar ülkesi talep ettiğinde, büyük altyapı projelerinin sınır ötesi çevresel etkilerinin değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Petrol ve gaz tesisleri, boru hatları, enerji santralleri, barajlar, ulaşım koridorları ve büyük ölçekli su transfer projeleri gibi yatırımlar bu kapsamda yer alıyor. Ayrıca, hazırlanan değerlendirmelerin kamuya açık olması ve etkilenebilecek ülkelerin onayının alınması gerekiyor.
Üçlü Gezegen Krizi ve Bölgesel İş Birliğinin Önemi
BM Çevre Programı (UNEP) Avrupa Bölge Ofisi Direktörü Arnold Kreilhuber, Euronews’e yaptığı açıklamada, "Hazar Denizi, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan üçlü gezegen krizinin baskısı altında" dedi. Kreilhuber, bölgesel iş birliğinin kritik önem taşıdığına işaret ederek, Tahran Sözleşmesi ve denizin gerilemesini durdurmaya yönelik eylem planlarının, bu eşsiz su kütlesi ve ona bağlı toplulukları koruma çabalarını birleştirebileceğini belirtti. Bu bağlamda, bölgesel iş birliği çalışmalarının önemi özellikle vurgulanmaktadır.
Tahran Sözleşmesi’nin Bölgesel Yönetim Çerçevesi
Resmi adıyla Hazar Denizi Deniz Çevresinin Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme olarak anılan Tahran Sözleşmesi, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Rusya ve Türkmenistan tarafından imzalanmış durumda. Sözleşme, deniz çevresinin korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın teşvik edilmesi için bölgesel bir yönetim çerçevesi sunuyor. Sekretaryası geçici olarak UNEP tarafından yürütülen sözleşme, şimdiye kadar petrol sızıntılarına müdahale, kara kaynaklı kirliliğin azaltılması ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi alanlarda rehberlik sağladı. Ayrıca çevresel izleme ve bilgi paylaşımını güçlendirecek beşinci bir protokol üzerinde de görüşmeler devam ediyor.
Ekosistem ve Ekonomi İçin Güçlü Denetim Gerekliliği
Yeni protokol, hızlı ekonomik büyüme döneminde Hazar bölgesini uluslararası çevre standartlarına daha da yaklaştırıyor. Avrupa ile Asya arasındaki önemli enerji ve ulaşım koridorları üzerinde yer alan Hazar Denizi’nin çevresel sağlığı, bölge sınırlarını aşan bir önem taşıyor. Uzmanlar, habitat kaybı, kirlilik ve su seviyesindeki dalgalanmaların ekosistemleri ve ekonomik bağlantısallığı zayıflatmaması için daha güçlü denetime ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Azerbaycan’ın Uluslararası Ortaklık Vurgusu
Azerbaycan’ın BM nezdindeki girişimi, Hazar Denizi’nin korunmasını bölgesel bir öncelikten çıkararak uluslararası ortak sorumluluk alanına taşımayı amaçlıyor. Altyapı yönetimi ile çevresel sorumluluğu birleştiren bu yaklaşım, ülkenin Hazar’ın korunmasında uzun vadeli ve güvenilir bir ortak olma iddiasını güçlendiriyor. Bu tür uluslararası girişimler, bölgesel diplomasi ve iş birliği örnekleri arasında yer almaktadır.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
Hazar Denizi, su seviyelerindeki düşüş ve biyolojik çeşitlilik azalması nedeniyle çevresel risklerle karşı karşıya. Azerbaycan, BM toplantılarında yeni Tahran Sözleşmesi kapsamındaki ÇED Protokolü'nü gündeme getirerek, bölgesel iş birliğinin ve güçlü denetimin önemini vurguladı. Protokol, büyük altyapı projelerinin sınır ötesi etkilerinin değerlendirilmesini zorunlu kılıyor ve çevresel koruma için uluslararası standartları güçlendiriyor.
Pelin Doğan
Bilim ve Teknoloji Muhabiri
Bilim ve Teknoloji Muhabiri - Teknoloji, Sağlık, Eğitim, Otomobil, Bilim, Çevre alanlarında uzman.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!