Prof. Dr. Şevket Özkaya’dan Kanser ve Yaşlanma İlişkisi Hakkında Önemli Açıklamalar
Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik yaşlanmayla bağlantılı olduğunu ve önlenebilir nedenlerin yeni vakaların %37'sini oluşturduğunu açıkladı.

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik yaşlanma süreciyle bağlantılı olduğunu belirtti. Özkaya, "Bugün bildiğimiz üzere yaşayan her hücrenin sonu kanserdir. Sadece hangi organ ve ne zaman ortaya çıkacağını henüz bilemiyoruz" dedi.
Yaşayan Her Hücre Kanser Riski Taşıyor
Prof. Dr. Özkaya, her hücrenin potansiyel olarak kansere dönüşme riski taşıdığına dikkat çekti. Kansere yakalanma yaşının genetik faktörler, sigara kullanımı ve çevresel etkilerle değişiklik gösterdiğini ifade etti. İnsan ömrü 150-170 yıla kadar uzasa bile, başka bir hastalıktan ölmemiş bireylerde mutlaka kanser gelişeceğinin öngörüldüğünü aktardı.
Kanserin ortaya çıkış yaşının genetik olarak kodlandığını vurgulayan Özkaya, sigara ve kanserojen maddelere maruziyetin bu süreci öne çektiğini belirtti. Örneğin, 150 yaşında akciğer kanseri gelişecek bir kişi sigara içiyorsa, bu yaş 100’e kadar düşebilir. Ailede kanser öyküsü varsa, risk daha da artarak 45 yaşından sonra kanser gelişme olasılığı artıyor.
Yeni Kanser Vakalarının Yüzde 37’si Önlenebilir
Prof. Dr. Özkaya, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) küresel analizlerine değindi. 2022 yılında dünyada görülen yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 37’sinin, yani 7,1 milyon vakanın, önlenebilir nedenlerle ortaya çıktığını belirtti. Bu oranın oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
185 ülkeden ve 36 kanser türünden elde edilen verilerde, tütün kullanımı, alkol, yüksek vücut kitle indeksi, hareketsizlik, hava kirliliği, ultraviyole radyasyon ve enfeksiyonlar gibi 30 önlenebilir risk faktörü değerlendirildi. Tütün kullanımı tüm yeni kanser vakalarının yüzde 15’inden sorumlu olurken, enfeksiyonlar yüzde 10 ve alkol yüzde 3 oranında etkili oldu. Sigara hala en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Erkeklerde Önlenebilir Kanser Riski Daha Yüksek
Kanser türlerine de değinen Özkaya, akciğer kanserinin büyük oranda sigara ve hava kirliliğiyle ilişkili olduğunu, mide kanserinin çoğunlukla Helicobacter pylori enfeksiyonuna bağlı olduğunu söyledi. Rahim ağzı (serviks) kanserinin ise neredeyse tamamen insan papilloma virüsünden (HPV) kaynaklandığını belirtti. Bu durumun aşılama ve enfeksiyon kontrolünün önemini gösterdiğini vurguladı.
Verilere göre erkeklerde yeni kanser vakalarının yüzde 45’i önlenebilir nedenlere bağlıyken, kadınlarda bu oran yüzde 30 olarak kaydedildi. Erkeklerde sigara kullanımı yüzde 23 paya sahipken, enfeksiyonlar yüzde 9 ve alkol yüzde 4 etkili oldu. Kadınlarda enfeksiyonlar yüzde 11 ile birinci sırada, sigara yüzde 6 ve yüksek vücut kitle indeksi yüzde 3 oranında görüldü.
Özkaya, bu durumun yaşam tarzı değişikliklerinin özellikle erkekler için kritik olduğunu gösterdiğini belirtti. Küresel ölçekte akciğer, mide ve serviks kanserlerinin hem erkeklerde hem kadınlarda önlenebilir kanserlerin neredeyse yarısını oluşturduğunu söyledi. Bu üç kanser türüne odaklanmanın milyonlarca insanın hayatını kurtarabileceğini ifade etti.
Kanserle Mücadelede Üç Temel Aşama
Türkiye’de kanserle mücadelenin üç temel aşamada yürütüldüğünü anlatan Prof. Dr. Özkaya, şöyle devam etti:
Birinci aşama korunmadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, kanserojen maddelere maruziyeti azaltmak, sağlıklı beslenmek ve fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir. Risk faktörleri azaldıkça kansere yakalanma yaşı ileriye çekilir. Bu konuda kanser vakalarının yaşam tarzı faktörlerine bağlılığı hakkında detaylı bilgiler bulunmaktadır.
İkinci aşama erken tanıdır. Tarama programları sayesinde kanser erken evrede tespit edildiğinde, çoğu zaman cerrahi müdahale ile tamamen tedavi edilebilmektedir. Toplumda kanserin yayıldığına dair yanlış bir inanış var. Oysa erken evrede yakalanan kanser ameliyatla tamamen tedavi edilebilir. Bu yüzden tedavi sürecine korkmadan girilmelidir. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri ve KETEM birimleri ücretsiz hizmet vermekte olup, vatandaşlar tarama programlarına katılmaya davet edilmektedir.
Üçüncü aşama ileri evre hastalara yönelik tedavilerdir. Ne yazık ki ülkemizde birçok hasta ileri evrede teşhis edilmektedir. İleri evre kanserlerde olağanüstü bir tedavi olmasa da, genetik analizlerle hastalığı tetikleyen moleküler mekanizmalar tespit edilmektedir. Hedefe yönelik ve kişiye özel tedavilerle yaşam süresi uzatılmakta ve yaşam kalitesi artırılmaktadır. İleri evrede amaç hastalığı tamamen ortadan kaldırmaktan çok, kontrol altında tutarak hastaya daha uzun ve konforlu bir yaşam sunmaktır.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin her hücrenin potansiyel riski olduğunu ve genetik ile çevresel faktörlerin etkili olduğunu belirtti. 2022'de yeni kanser vakalarının %37'sinin önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını söyledi. Erkeklerde önlenebilir kanser riski %45 iken, kadınlarda %30. Kanserle mücadelede korunma, erken tanı ve ileri evre tedavisi üç temel aşamayı oluşturuyor.
Pelin Doğan
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!