6 Mart 2026 Cuma
Çevre 06 03 2026 09:48 3 dk okuma 4 okunma

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Sanılandan Daha Fazla Kişiyi Tehdit Ediyor

Deniz seviyesi yükselişi başlangıçta düşünülenden çok daha fazla insanı tehdit ediyor. Yanlış ölçüm yöntemleri risk altında olan nüfusu milyonlarca artırıyor.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Sanılandan Daha Fazla Kişiyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliğinin tetiklediği deniz seviyesi yükselmesi, başlangıçta tahmin edilenden onlarca milyon daha fazla insanı tehdit ediyor olabilir. 4 Mart'ta yayımlanan yeni bir araştırma, kıyı sularının mevcut yüksekliğine ilişkin yapılan varsayımlarda ciddi hatalar bulunduğunu ortaya koydu.

Yanlış Başlangıç Varsayımları

Çalışmada, yüzlerce bilimsel makale ve risk değerlendirmesi incelendi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu çalışmaların yaklaşık %90'ı kıyı sularının başlangıç seviyesini ortalama 30 santimetre eksik hesaplamış durumda. Bu durum, özellikle Küresel Güney, Pasifik ve Güneydoğu Asya'da oldukça yaygınken, Avrupa ve Atlas kıyılarında daha az görülüyor.

Wageningen Üniversitesi & Research'te hidrojeoloji profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Philip Minderhoud, sorunun deniz ile kara yüksekliklerinin ölçüm yöntemleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklandığını belirtiyor.

Ölçüm Yöntemlerindeki Kör Nokta

Minderhoud, bu durumu "yöntemsel kör nokta" olarak tanımlıyor. Her ölçüm yöntemi kendi alanında doğru sonuç verirken, su ve karanın buluştuğu kıyı hattında uydular ve kara temelli modellerle yapılan ölçümlerde birçok faktör göz ardı ediliyor. Padova Üniversitesi'nden başyazar Katharina Seeger, deniz seviyesindeki yükselmeyi hesaplayan çalışmaların sıklıkla "sıfır metre" değerini başlangıç noktası olarak aldığını ifade ediyor. Minderhoud ise Hint-Pasifik'teki bazı bölgelerde bu değerin neredeyse bir metreye ulaştığını belirtiyor.

Bu durum, dalgalar, akıntılar, rüzgar, gelgitler, değişen sıcaklıklar ve El Niño gibi etkiler göz önüne alındığında deniz seviyesinin sürekli dalgalandığını gösteriyor. Kıyı yüksekliği için daha doğru bir başlangıç seviyesi kullanılması, yüzyıl sonuna kadar deniz seviyesinin yaklaşık bir metre yükselmesi halinde, su altında kalacak alanın %37 artabileceğini ve 77 ila 132 milyon arasında ek insanın risk altına girebileceğini ortaya koyuyor.

İklim Değişikliğinin İnsanlara Etkisi

Almanya'daki Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü'nden iklim bilimci Anders Levermann, "Şiddetli taşkın riskinin sanılandan çok daha fazla insanı etkilediği"ni vurguluyor. Bu riskin en belirgin olduğu Güneydoğu Asya'da ise halihazırda deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle en kalabalık nüfus yer alıyor.

Minderhoud, ada ülkelerinin yaşadığı uyumsuzluğun etkilerinin en net hissedildiği yerler olduğunu söylüyor. Vanuatu takımadalarında yaşayan 17 yaşındaki iklim aktivisti Vepaiamele Trief, kıyı çizgisinin gözle görülür şekilde gerilediğini, plajların aşındığını ve bazı evlerin yüksek gelgit sırasında neredeyse denize bir metre mesafede olduğunu aktarıyor. Ambae Adası'ndaki kıyı yolunun ilerleyen sular nedeniyle iç kesimlere kaydığı, mezarların sular altında kaldığı ve yaşam biçimlerinin tehdit altında olduğu belirtiliyor.

Başlangıç Noktasının Önemi ve Uzman Görüşleri

Çalışmanın yazarları Seeger ve Minderhoud, deniz ve kara yüksekliklerinin hesaplanmasında kullanılan başlangıç noktalarının kıyı bölgelerinde gerçek durumu yansıtmadığını ifade ediyor. Climate Central CEO'su Ben Strauss, çoğu çalışmanın başlangıç seviyesini yanlış varsaydığını belirtiyor ve kendi 2019 tarihli çalışmasının bu konuda doğru yaklaşımlardan biri olduğunu dile getiriyor.

Öte yandan bazı bilim insanları, bu sorunun abartıldığını düşünüyor. Fransa Jeolojik Araştırma Kurumu'ndan Gonéri Le Cozannet, etkilerle ilgili çalışmalar açısından sonuçların fazla büyütüldüğünü, durumun iyi anlaşıldığını ancak geliştirilmeye açık olduğunu ifade ediyor. Rutgers Üniversitesi'nden deniz seviyesi uzmanı Robert Kopp ise yerel planlamacıların kendi kıyı sorunlarını iyi bildiğini ve buna göre hareket ettiğini belirtiyor.

Okyanusların Karbon Yutağı ve Küresel Riskler

Bu bulgular, UNESCO'nun okyanusun karbon emme kapasitesine dair yeni raporuyla paralel. Raporda, mevcut modellerin karbon yutağının büyüklüğünü %10 ila %20 arasında tahminlerde yanılabildiği, bu durumun küresel iklim projeksiyonlarının doğruluğunu etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Bu durum, hükümetlerin okyanus ve kıyı değişikliklerine dair eksik bilgilerle risk planlaması yapıyor olabileceğine işaret ediyor.

Save the Children Vanuatu'da iklim savunuculuğu yapan Thompson Natuoivi, "Okyanus yaklaştığında sadece toprakları değil, hayatlarımızı da değiştiriyor. Deniz seviyesindeki yükseliş artık gelecekten değil, şu andan itibaren etkili" diyor.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Yeni araştırma, deniz seviyesi yükselişinde başlangıç seviyesinin genellikle 30 cm eksik hesaplandığını ortaya koydu. Bu hata, özellikle Güneydoğu Asya ve Pasifik bölgelerinde milyonlarca insanın risk altında olduğunu gösteriyor. Doğru başlangıç noktası kullanıldığında, 2100 yılına kadar su altında kalacak alan ve etkilenen kişi sayısı ciddi oranda artıyor.

Paylaş:
Pelin Doğan

Pelin Doğan

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!