28 Şubat 2026 Cumartesi
Yaşam 28 02 2026 12:17 3 dk okuma 3 okunma

Ramazan Ayı: Bireysel Arınmadan Toplumsal Barışa Uzanan Yol

Ramazan ayı, bireysel arınmanın ötesinde toplumsal barış ve dayanışmayı güçlendiren önemli bir dönemdir. Oruç, toplumda birlik ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendirir.

Ramazan Ayı: Bireysel Arınmadan Toplumsal Barışa Uzanan Yol

Ramazan, kalplerde yumuşama sağlayan, öfkeyi yatıştıran ve birlikte olmanın değerini hatırlatan özel bir zaman dilimidir. Oruç ibadeti, farklı dinlerde çeşitli şekillerde görülen evrensel bir pratiktir. Bu ibadet, bireylerin iç dünyalarını aydınlatmanın yanında, toplumda barış ve kardeşlik bağlarını güçlendirmektedir.

İbadetler genellikle sadece dünyevi fayda için yapılmaz ancak bireysel ve toplumsal yararları göz ardı edilemez. Her ibadetin öncelikle bireysel, ardından güçlü bir sosyolojik etkisi vardır. Bu yazıda Ramazan ayının toplumsal yansımaları ele alınacaktır.

Orucun Sosyolojik Boyutu

Türkiye’de yapılan sosyolojik araştırmalar, orucun en yaygın ibadetlerden biri olduğunu göstermektedir; katılım oranı %70-85 arasında değişmektedir. Bu bakımdan oruç, toplumun en coşkulu, huzurlu ve neşeli şekilde yerine getirdiği ibadetlerden biridir. Sahurda davul ve zurna eşliğinde kutlamalar yapılması, ibadetin sosyolojik önemini ortaya koymaktadır.

Hz. Peygamber’in hadislerinde orucun sadece açlık ve susuzluk olmadığını; yalan söylememek, kötü söz söylememek ve kavga etmemek gibi toplumsal disiplinleri de içerdiği vurgulanır (İbn Mâce, Buhari). Bu ifadeler, orucun sosyal ilişkilerde karşılıklı saygı ve zarar vermeme üzerine kurulu olduğunu gösterir.

Ramazan ve Merhamet Teması

Azerbaycanlı şair Yetim Eyvaz’ın "Ne menası var" adlı şiiri, ibadetlerin merhamet, adalet ve kul hakkına riayetle anlam kazandığını ifade eder. Şiirde, merhamet duygusu olmayan birinin tuttuğu orucun, kıldığı namazın anlam taşımadığı dile getirilir.

Ramazan’da Toplumsal Duyarlılık

Ramazan ayında gıda talebindeki artış fiyatların yükselmesine neden olmakla birlikte, bu artışın fırsatçılığa dönüşmemesi önemlidir. Aynı zamanda israfı önlemek ve tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmek gereklidir. Günümüzde televizyon ve sosyal medyada Ramazan’ın yemek şenliğine dönüştürülmesi, bu mübarek ayın ruhuna uygun düşmemektedir.

Özellikle Anadolu ve büyük şehirlerde teravih namazlarının camiler dışında dernek ve vakıflarda kılınması, camilerin coşkusunun azalmasına sebep olmaktadır. Ayrıca iftar sofralarının sadece zenginlerin davet edildiği organizasyonlara dönüşmemesi, fakirlerin unutulmaması gerekir.

İftar saatlerinde trafik yoğunluğu nedeniyle yaşanan olumsuzluklar, hem bireylerin hem de toplumun güvenliğini tehdit etmekte ve gereksiz tartışmalara yol açmaktadır. Bu durumlar Ramazan’ın ruhuna uygun değildir.

Ramazan’ın Toplumsal Birleştirici Rolü

Oruç, toplumsal birlik ve beraberliği teşvik eden önemli bir ibadettir. Toplumun büyük bir kısmının aynı zaman diliminde aynı duygu ve davranışları paylaşması, dayanışma ruhunu pekiştirir. Modern yaşamda aile üyelerinin bir araya gelmekte zorlandığı günümüzde, iftar sofralarında buluşmak, oruç açmak ve sohbet etmek kıymetli bir etkinliktir.

Bu paylaşımlar, aile içi bağları güçlendirirken, iftar davetleri akrabalık ve komşuluk ilişkilerini kuvvetlendirir. Teravih namazları ve mukabele gibi dini geleneklerin topluca icra edilmesi, toplumda kaynaşmayı sağlar. Oruç, ortak değerlerin aktarılmasına, kimlik bilincinin oluşmasına ve aidiyet duygusunun gelişmesine önemli katkılar sunar.

Ramazan’da Yardımlaşma ve Dayanışma

Ramazan, özellikle Türkiye’de sosyal yardımlaşma ve dayanışma ruhunun zirveye çıktığı bir dönemdir. Kapitalist sistemin yarattığı zengin-fakir uçurumunun onarılamaz boyutlara ulaşmasıyla, zenginler zekât, fitre, sadaka, Ramazan kolileri ve iftar sofraları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine destek olur. Bu yardımlaşma, kardeşlik bilincini canlı tutar.

Böylece zenginler paylaşmanın erdemini yaşarken, yoksulların zenginlere karşı olası olumsuz tutumları önlenir. Toplumdaki gelir dengesizliğinin neden olduğu manevi zarar azaltılır ve ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi sağlanır. Ayrıca iftar sofralarında farklı sosyoekonomik sınıflardan insanlar bir araya gelerek gönül birlikteliği oluşturur.

Sonuç

Hızla değişen ve kutuplaşan dünyamızda Ramazan ayının, toplumun farklı kesimlerini ortak değerler etrafında birleştirmesi büyük önem taşır. Yardımlaşma ve dayanışmanın artmasına vesile olan Ramazan, getirdiği birlik ve beraberlik ruhunu hayatımıza yansıtmak; daha yaşanabilir bir dünya inşa etmek için gereklidir. Bu mübarek ay, maddi dünyaya boğulmuş topluma nefes aldıran ve hayatın yönünü sorgulatan bir fırsattır.

Prof. Dr. Vehbi ÜNAL

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Ramazan, bireysel arınma ile birlikte toplumsal barış ve dayanışmayı artıran özel bir zaman dilimidir. Türkiye'de oruç, yüksek katılım oranıyla sosyal bir ibadet olarak kabul edilir ve yalan söylememek, kavga etmemek gibi toplumsal disiplinleri içerir. Ramazan ayında yardımlaşma artar, iftar sofraları aile ve toplum bağlarını güçlendirir. Bu ay, toplumun farklı kesimlerini ortak değerlerde birleştirir ve manevi dayanışmayı pekiştirir.

Paylaş:
Hande Toprak

Hande Toprak

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!