28 Şubat Anmalarında Milli İrade Vurgusu: Vesayet Zincirleri Yeniden Kurulamayacak
28 Şubat postmodern darbesi, demokrasiye ve milli iradeye büyük zarar verdi. Vesayet zincirleri bir daha kurulamayacak, milli irade ön planda tutulacak.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 28 Şubat postmodern darbesinin Türk demokrasi tarihinde karanlık bir dönem olarak yer aldığını ve milletin inancı ile iradesine yönelik açık bir müdahale olduğunu belirtti. Duran, 28 Şubat’ın sadece bir askerî vesayet dönemi olmadığını; başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellendiği, inançlı bireylerin kamu görevlerinden uzaklaştırıldığı ve medya baskısıyla toplumun susturulmaya çalışıldığı bir süreç olduğunu ifade etti.
Duran, bu sürecin sadece temel hak ve özgürlükler alanında değil, ekonomik olarak da Türkiye’ye ağır maliyetler getirdiğine dikkat çekerek, ülke ekonomisine toplamda 380 milyar dolarlık zarar verdiğini vurguladı. Milletin değerleriyle çatışan bu zihniyetin ülkenin ilerleyişini durdurmayı amaçladığını ancak milletin iradesi ve direnci karşısında başarılı olamadığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin bu yaraları sararak milli iradeyi ön planda tutan güçlü bir demokrasi inşa ettiğini söyledi.
28 Şubat’ın Görünmeyen Yaraları
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir GöksTaş, 28 Şubat sürecinin görünmeyen yaralarının ve zihinlerde bıraktığı izlerin unutulmadığını vurguladı. GöksTaş, o dönemde hayatları kısıtlanmak istenen binlerce kadın ve onların yanında duranların hafızalarda canlı kaldığını belirtti. Bugün, inanç ve farklılıklarla özgürce bir arada olunabiliyorsa bunun geçmişi unutmamaktan kaynaklandığını ifade etti.
GöksTaş, “Bin yıl sürecek” denilen bu sürece son veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, kimsenin eğitim hakkı ve kimliği arasında kalmadığı bir gelecek için çalışmaların devam edeceğini açıkladı.
AK Parti ve Diğer Kurumların Paylaşımları
AK Parti sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, "Baskının, ayrımcılığın, millete karşı efendilik taslamanın meşru sayıldığı günler geride kalmıştır. Milli iradenin darbeyle sınandığı 28 Şubat'ı unutmadık, unutmayacağız." ifadeleri yer aldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 28 Şubat’ı demokrasi tarihinin kara lekesi ve karanlık bir sayfa olarak nitelendirdi. Yayman, millet iradesini gölgelemeye çalışan anlayışın toplumun değerlerini yok sayarak demokratik yürüyüşü engellemek istediğini ancak milletin kararlılığı sayesinde vesayet odaklarının planlarının bozulduğunu belirtti. Türkiye’nin güçlü liderlik ve siyasi iradeyle yeni bir döneme adım attığını, 15 Temmuz gecesinin de milletin iradesine yönelik saldırılara karşı duruşun kanıtı olduğunu vurguladı.
Milli İrade Platformu tarafından yapılan “Bir daha asla!” başlıklı açıklamada, 28 Şubat darbesinin üzerinden 29 yıl geçtiği hatırlatıldı. Platform, "Bin yıl sürecek" denilen esaret düzeninin kısa sürede çöktüğünü ve milletin iradesine zincir vurulmasına asla izin verilmediğini bildirdi.
Tarihsel ve Siyasi Perspektif
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, 28 Şubat’ın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık ve utanç verici dönemlerinden biri olduğunu ifade etti. Destici, 1997 yılında Milli Güvenlik Kurulu’nun olağanüstü toplantısıyla başlayan süreçte, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grubun, siyasetçi, akademisyen, bürokrat ve sivil toplum temsilcilerinin iş birliğiyle seçilmiş yönetime müdahale edildiğini anlattı.
Milletvekillerinin istifaya zorlandığını belirten Destici, bu müdahalenin ‘postmodern darbe’ olarak adlandırıldığını söyledi. Dönemin sadece siyasi yapıyı değil, toplumun düşünce, inanç ve yaşam tarzını da şekillendirmeye çalıştığını dile getirdi. Başörtülü öğrencilerin eğitimden uzaklaştırıldığı, başörtülü ailelerin askeri hastanelere alınmadığı ve kamu görevlilerinin fişlendiği uygulamalar hafızalarda canlı durmaktadır.
Destici, yargının da müdahale aracı olarak kullanıldığını ve bunun 15 Temmuz darbe girişimini de hatırlattığını belirtti. “Bin yıl sürecek” denilen bu düzenin birkaç yıl içinde çöktüğünü ancak geride hukuk anlayışının sarsılması ve FETÖ’nün devlet içinde yayılması gibi olumsuz miraslar bıraktığını söyledi. Ayrıca, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu karanlık dönemde korku duvarını yıkan önemli bir lider olduğunu ifade etti.
Memur-Sen ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği'nin Açıklamaları
Memur-Sen, 28 Şubat sürecinin milletin inancı, değerleri ve iradesine yönelik kapsamlı bir vesayet girişimi olduğunu belirtti. Eğitim hakkının gasp edildiği ve başörtülü öğrencilerin baskıya maruz kaldığı bu karanlık dönemin hafızalarda canlı olduğunu kaydetti. Vesayet düzenlerinin ne kadar güçlü görünürse görünsün millet iradesi karşısında ayakta kalamayacağını vurgulayan sendika, sivil iradenin ve temel hakların yanında olmaya devam edeceklerini açıkladı.
Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) ise 28 Şubat’ın yıl dönümünde demokratik siyasete yönelik tüm vesayet müdahalelerini kınadı. Medyanın o dönemde brifinglerle yönlendirilerek demokrasi karşıtı bir araç haline getirildiğini hatırlatan dernek, medyanın her zaman halkın ve hakikatin yanında olması gerektiğini belirtti.
AK Parti Ankara İl Başkanlığı'ndan Mesaj
AK Parti Ankara İl Başkanlığı, 28 Şubat Postmodern Darbesi'nin 29. yıl dönümünde yaptığı basın açıklamasında, darbe zihniyetine karşı tavizsiz mücadele mesajı verdi. İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Cemal Güngör, 28 Şubat’ın 27 Mayıs, 12 Eylül ve 15 Temmuz gibi Türkiye siyasi tarihindeki karanlık müdahalelerle aynı amaca hizmet ettiğini söyledi. Bu sürecin sadece siyasete değil, topluma yönelik ağır bir darbe olduğunu ifade etti.
Açıklamada, seçilmiş hükümetin görevden alındığı, başörtülü kadınlar başta olmak üzere mütedeyyin kesime büyük zulüm yapıldığı, vatandaşların dini hassasiyetleri nedeniyle devlet kurumlarından dışlandığı hatırlatıldı. AK Parti iktidarında vesayet odaklarının tasfiye edilerek Türkiye’nin hak ettiği demokrasi standartlarına ulaştığı vurgulandı. Ancak başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik bazı tutumların 28 Şubat zihniyetinin tekrar hortlama riski taşıdığına dikkat çekildi.
Cemal Güngör, darbe zihniyetiyle mücadelenin aynı zamanda hak ve büyük Türkiye mücadelesi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde darbeci zihniyete karşı kararlılıkla durmaya devam edeceklerini ve milli iradeyi her zaman diri tutacaklarını sözlerine ekledi.
28 Şubat postmodern darbesinin detayları ve sürecin önemli olayları için 28 Şubat Darbesine Giden Süreç: Türkiye'nin Karanlık Dönemi okunabilir.
28 Şubat 1997 MGK toplantısının Türkiye siyasi tarihindeki önemi ve etkileri hakkında daha fazla bilgi için 28 Şubat 1997 MGK Toplantısının Üzerinden 29 Yıl Geçti makalesi faydalı olacaktır.
28 Şubat sürecindeki askeri hareketlilik ve siyasi gerilimler hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler 28 Şubat 1997: Türk Siyasi Tarihine Kara Bir Gün Olarak Kazındı başlıklı yazıyı inceleyebilir.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
28 Şubat postmodern darbesi, Türkiye'de demokrasiye ve temel haklara ağır zararlar verdi; başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı engellendi, ekonomik kayıplar yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde milli irade ön planda tutularak vesayet düzenlerine karşı güçlü bir demokrasi inşa edildi. Darbenin yaraları unutulmadı ve benzer müdahalelere karşı kararlılıkla mücadele ediliyor.
Fatma Korkmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!