28 Şubat 2026 Cumartesi
Dünya 28 02 2026 21:15 3 dk okuma 3 okunma

ABD ve İsrail'in İran'a Saldırısı: Neden ve Sonrası

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırısı, somut bir tehdit olmadan planlı bir savaş girişimi olarak değerlendiriliyor. Bölgesel istikrar için büyük riskler taşıyor.

ABD ve İsrail'in İran'a Saldırısı: Neden ve Sonrası

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik yeni askeri hamlesi, büyük riskler taşıyan bir karardır. İsrail, bu saldırıyı "önleyici saldırı" olarak nitelendirse de, böyle bir eylem için yakın ve somut bir tehdit bulunmamaktadır. Bu durum, planlı bir savaş girişimi olarak değerlendiriliyor.

Stratejik Hesaplar ve Siyasi Amaçlar

ABD ve İsrail, İran'daki İslami rejimin ekonomik kriz ve yıl başında gerçekleşen kitlesel protestolar nedeniyle zayıfladığını düşünüyor. Ayrıca, geçen yaz yaşanan savaşta İran'ın savunma kapasitesinde ciddi hasarlar oluştu. Bu gelişmeler, iki ülkenin mevcut durumu fırsat olarak değerlendirmesine yol açtı.

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın ülkelerine tehdit oluşturduğunu belirtti. Trump, İran'ı "küresel bir tehdit" olarak tanımladı. Ancak, ABD ve İsrail'in bu saldırıları meşru öz savunma kapsamında nasıl gerekçelendirecekleri belirsizliğini koruyor.

Savaşın Zorlukları ve Liderlerin Hedefleri

Silahlı çatışmaların kontrolü zordur ve net hedefler gerektirir. Netanyahu, İran rejimini İsrail için en büyük tehdit olarak görüyor ve bu saldırıyı, Tahran rejimine ve askeri kapasitesine zarar verme fırsatı olarak değerlendiriyor. İsrail'de bu yıl genel seçimler yapılacak ve Netanyahu, savaş dönemlerinde siyasi konumunun güçlendiğine inanıyor.

Trump ise ocak ayında İran'daki protestoculara destek sözü vermişti. Ancak, o dönemde ABD donanmasının önemli bir kısmı başka operasyonlarda olduğu için askeri seçenekleri sınırlıydı. Geçen yaz ABD'nin İran'a yönelik saldırısından sonra Trump, Tahran'ın nükleer programının tamamen yok edildiğini iddia etti, ancak bölgeye iki uçak gemisi filosu gönderdi.

İran'ın Nükleer Programı ve Bölgesel Dinamikler

İran, nükleer silah geliştirme iddialarını reddetse de, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdı. Bu durum, nükleer seçeneklerini açık tutmak istediklerini gösteriyor. ABD ve İsrail ise İran'ın nükleer silah geliştirdiğine dair somut kanıt sunamadı.

Trump, videolarıyla "özgürlük vaktinin geldiğini" dile getirdi. Netanyahu da bu savaşın İran halkına rejimi değiştirme imkânı sunacağını ifade etti. Ancak, hava saldırılarıyla bir rejimin devrilmesi tarihsel olarak mümkün olmadı.

Rejim Değişikliği ve Bölgedeki Sonuçlar

2003'te Irak'ta Saddam Hüseyin, büyük bir işgal gücüyle devrildi. 2011'de Libya'da ise NATO destekli isyancılar Muammer Kaddafi'yi devirdi. Her iki ülkede de devlet çöktü, iç savaşlar çıktı ve binlerce kişi hayatını kaybetti. İran'da ise hava saldırılarıyla rejim değişikliği beklemek gerçekçi değil.

İran’ın yarım yüzyıldır var olan karmaşık siyasi sistemi, ideoloji, yolsuzluk ve şiddetle şekillenmiş durumda. Ocak ayındaki protestolarda rejim, sert müdahale ederek karşıtlarına ateş açtı. Ülkenin ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi ihtimali gündemde olsa da, rejimin yapısı tek kişiye bağlı değil ve yerine başka bir din adamı geçebilir.

Devrim Muhafızları ve ABD'nin Teklifi

Devrim Muhafızları, İran ordusundan bağımsız hareket ediyor ve sadece rejime yönelik tehditlere odaklanıyor. Trump, silah bırakmaları halinde affedileceklerini, aksi takdirde öldürüleceklerini söyledi. Ancak bu teklifin Devrim Muhafızları üzerinde etkili olması düşük ihtimal olarak görülüyor. İslam Cumhuriyeti'nin ideolojisi ve Şiilikte şehitlik kavramı güçlü bir motivasyon kaynağıdır.

Uluslararası ve Bölgesel Yansımalar

ABD ve İsrail'in saldırılarına destek veren isimlerden biri de Rıza Pehlevi'dir. Bölgedeki kriz büyürken, Tahran’daki liderlerin savaşın kaçınılmaz olduğunu düşündüklerine dair işaretler vardı. Müzakereler sürerken iki ülkenin saldırı hazırlığında olduğu bilinmekteydi. İran, füze programı ve bölgedeki müttefiklerine destek konusunda taviz vermeyi reddediyor.

Suudi Arabistan liderliğindeki komşular, yaşanan gelişmeleri endişeyle izliyor. Orta Doğu'nun sorunlarını dışa ihraç etme kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, bu yeni savaş bütün bölge ve dünya istikrarını daha da tehdit ediyor. Bu durum, Macron'un BMGK'yi acil toplantıya çağırması ve bölgedeki gerilim uyarısı ile yakından ilişkilidir.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

ABD ve İsrail, İran'daki ekonomik kriz ve protestoları fırsat bilerek askeri saldırı düzenledi. Saldırılar, İran'ın nükleer programı ve bölgesel etkisi üzerine odaklanırken, rejim değişikliği hedefi gerçekçi görülmüyor. Bölgedeki gerilimler artarken, savaşın bölge ve dünya istikrarı üzerindeki etkileri endişe yaratıyor.

Paylaş:
Ahmet Yılmaz

Ahmet Yılmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!