Antalya'da Foça Kedisiyle Sosyalleşen Müge ve Süleyman Sayın Çifti
Antalya'da Müge ve Süleyman Sayın çiftinin sahiplenip Foça adını verdikleri kedi, hayatlarını yürüyüş ve sosyal etkinliklerle değiştirdi. Foça, semtin maskotu oldu.

Antalya'da yaşayan emekli ziraat mühendisleri Müge ve Süleyman Sayın çiftinin, sekiz yıl önce sahiplenip "Foça" adını verdikleri kedileriyle yürüyüşleri ve pazar ziyaretleri, sosyal yaşamlarını tamamen değiştirdi.
Foça'nın Hikayesi ve Sahiplenilmesi
Müge Sayın, hayvan sevgisinin ailede her zaman var olduğunu belirterek, önceki yıllarda muhabbet kuşu beslediklerini anlattı. Kuşlarının vefatından sonra büyük bir boşluk hissettiklerini söyleyen Sayın, "Ben hep kedi sahiplenmek istiyordum. Kediyi daha içten seviyorsunuz. Foça'nın hikayesi tesadüfen başladı. Annesi deniz kenarındaki kayalıkta yavrulamış. Alt komşumuz yavruları bizim giriş kattaki depoya getirmişti. Anne kedi yaklaşık bir ay burada yavrularını emzirdi ve büyüttü. Sonra yavruları sokağa bıraktılar. Ben sahiplenmek istedim, eşim de kabul etti. Adını Foça koyduk çünkü Foça'da doğmuştu. Ondan sonra hayatımızda büyük değişiklik oldu" dedi.
Ailenin Vazgeçilmez Üyesi Haline Geldi
Foça'nın zamanla ailenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Müge Sayın, "Ne istediğini artık anlıyoruz, her hareketinden ne demek istediğini biliyoruz" diye konuştu. Süleyman Sayın ise başlangıçta apartmanda bazı zorluklar yaşadıklarını ancak zamanla herkesin Foça'yı sevdiğini aktardı. "İlk aylar çok yaramazdı. Hatta 'Biz onunla baş edemeyiz, birine verelim' diye düşündük. Ama bir yıl sonra onu vermek aklımıza bile gelmedi. Ne istediğini hareketlerinden anlıyoruz. Mama istediğinde farklı davranıyor. Su içeceği zaman odaya gelir, miyavlar, lavaboya atlar. Avucumu açarım, avucumdan su içer" dedi.
Günlük Rutin ve Sosyal Hayat
Süleyman Sayın, Foça'nın geceleri bazen aralarına geldiğini ve akşamları eşinin yanında olmayı sevdiğini söyledi. "Ben ayrı odadaysam bazen beni tercih ediyor. Sabah yaş mama veriyoruz, sakinleşince kahvaltı yapıyoruz. Saat 11.00-12.00 civarında bahçeye çıkarıyorum, 1-2 saat dolaşıyor. Her gün yaklaşık 2 kilometrelik aynı rotada yürüyüş yapıyoruz" diye anlattı.
Çocuk parkında Foça ile vakit geçirdiklerini belirten Sayın, "Ben bankta oturuyorum, o bazen yanıma, bazen altıma geliyor. Etrafı ve çocukları izliyor. Bir süre sonra miyavlayarak 'Hadi gidelim, sıkıldım' der gibi davranıyor. Sonra eve dönüyoruz" dedi.
Semtin Maskotu ve Papyonlarıyla Tanınıyor
Her perşembe semt pazarına birlikte gittiklerini anlatan Süleyman Sayın, "Pazar arabasını görünce nereye gideceğimizi anlıyor. Pazarcılar artık onu tanıyor, 'Foça hoş geldin' diyenler oluyor. Pazara benimle birlikte girmiyor, girişte bekliyor. Bazen arabanın altına giriyor, bazen etrafta dolaşıyor. Alışverişimi yapıp çıkınca 'Foça' diye sesleniyorum, hemen koşarak geliyor. Berber, terzi, herkes onu biliyor. Papyonlarıyla tanınıyor. Yaklaşık 10-15 papyonu var, eşim sürekli değiştiriyor. Bir gün papyonsuz çıkmıştı, komşular hemen 'Biz Foça'yı papyonsuz görmek istemiyoruz' dediler. Küçüklüğünden beri papyon takıyoruz" ifadelerini kullandı.
Hayata Kattığı Değişiklikler
Foça'nın hayatlarına en büyük katkısının hareket ve sosyalleşme olduğunu vurgulayan Süleyman Sayın, "Foça olmasaydı hayatımız çok sıkıcı olurdu. Ben bilgisayar başından kalkmazdım. O bizi dışarı çıkarıyor, yürütüyor, insanlarla iletişim kurmamızı sağlıyor. Onun sayesinde her gün yürüyüş yapıyoruz. Onsuz hayatı düşünemiyoruz" şeklinde konuştu. Bu durum, doktor tavsiyesiyle başlayan kedi sevgisi ve rehabilitasyon süreci gibi hayvanların insan hayatındaki olumlu etkilerini hatırlatıyor.
Hande Toprak
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.