24 Şubat 2026 Salı
Siyaset 23 02 2026 11:52 2 dk okuma 4 okunma

Ruşen Çakır’dan AK Parti’ye Destek Veren Medyaya Sert Eleştiri ve 2007 Darbe Süreci Hatırlatması

Ruşen Çakır, AK Parti'ye destek veren medya kuruluşlarını iktidar kontrolünde olmakla suçladı ve 2007 darbe sürecindeki basın-ordu ilişkilerini hatırlattı.

Ruşen Çakır’dan AK Parti’ye Destek Veren Medyaya Sert Eleştiri ve 2007 Darbe Süreci Hatırlatması

Fondaş medya figürlerinden Ruşen Çakır, AK Parti’ye muhalefet etmeyen medya kuruluşlarını hedef alarak geçmişte yaşananları gündeme taşıdı. Çakır, bazı medya organlarının iktidar kontrolünde olduğunu ve orada çalışanların gazeteci sayılamayacağını iddia etti.

Ruşen Çakır’ın Medya Eleştirisi

Ruşen Çakır, medya dünyasındaki aktörleri sert sözlerle eleştirdi: “Büyük medya kuruluşlarının büyük bir kısmı iktidar tarafından kontrol ediliyor. Orada gazetecilik yapmama kaydıyla insanlar istihdam ediliyor. Orada çalışan hiç kimse gazeteci değil.” dedi. Ayrıca, iktidar medyasında olmayan gazetecilerin aktivizm alanına sıkıştırıldığını ve muhalif olarak gözüken kesimlerin bile bu gazetecilere olumsuz davrandığını belirtti.

2007 Darbe Süreci ve Basının Rolü

Türkiye’nin 28 Şubat sürecinden hatırladığı bu anlayışa benzer bir tutumun, yakın geçmişte de basına zarar verdiği vurgulandı. Özellikle 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile bazı gazeteciler arasında geçen diyaloglar, o dönemin basın tarihinde kara bir leke olarak yer aldı.

Gazeteciler Murat Yetkin, Emin Çölaşan ve Taki Doğan’ın da içinde bulunduğu grup, askeri makamları sivillere müdahaleye teşvik eden sorular yöneltti. Cumhurbaşkanı adaylarının yaşam biçimleri ve eşlerinin başörtüsü durumları üzerinden orduyu taraf olmaya zorlayan bu yaklaşım, demokratik sürece ağır darbe vurdu.

12 Nisan 2007 Tarihli Diyalog Örneği

Murat Yetkin: "Cumhuriyetin temel değerlerine özde bağlı bir Cumhurbaşkanının seçileceğine inanıyorum. Bundan kuşkunuz var mı?"
Yaşar Büyükanıt: "Yok, hayır."
Emin Çölaşan: "Belli adayların isimleri dolaşıyor ortalıkta. Sizce bu tanıma uyuyorlar mı?"
Taki Doğan: "Türk Silahlı Kuvvetleri’nde subay eşlerinin türban takması yasak. Başkomutanın eşi türbanlı olursa askerlerin tavrı nasıl olur?"

Bu diyaloglar, dönemin medya-siyaset-ordu ilişkilerinin vahim durumunu gözler önüne seriyor. Basın, askeri vesayetin sözcülüğünü üstlenerek, demokratikleşme sürecini engelleyen bir rol oynamıştı.

Ruşen Çakır’ın eleştirileri, Türkiye medyasının geçmişteki ve günümüzdeki sorunlarına dikkat çekerek, mesleki etik ve bağımsızlık konularında önemli soruları gündeme getiriyor.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Ruşen Çakır, iktidar yanlısı medya kuruluşlarını sert şekilde eleştirerek, orada çalışanların gazeteci sayılamayacağını belirtti. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi basın ve Genelkurmay arasındaki diyalogları hatırlatan Çakır, medyanın demokratik sürece zarar verdiğini vurguladı. Eleştirileri, Türkiye medyasının bağımsızlık ve etik sorunlarına dikkat çekiyor.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!