27 Şubat 2026 Cuma
Siyaset 27 02 2026 14:18 5 dk okuma 3 okunma

Öcalan'dan Yeni Siyaset Dönemi Çağrısı: Pozitif İnşa Sürecine Geçilmeli

Abdullah Öcalan, şiddet dönemi kapatılıp demokratik hukuk temelli yeni bir siyaset dönemi çağrısı yaptı. DEM Parti iktidara somut adımlar çağrısında bulundu.

Öcalan'dan Yeni Siyaset Dönemi Çağrısı: Pozitif İnşa Sürecine Geçilmeli

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), PKK lideri Abdullah Öcalan'ın geçtiğimiz yıl yaptığı "örgütü feshetme ve silah bırakma" çağrısının yıl dönümü dolayısıyla 27 Şubat 2026 Cuma günü Ankara'da bir basın açıklaması düzenledi.

Öcalan, mesajında "Yeni bir siyaset dönemi" vurgusu yaparak, "Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyoruz," dedi.

Öcalan'dan Sorumluluk Çağrısı

Öcalan, her kesimi sorumluluk almaya ve bu yönde imkân yaratmaya davet etti. Mesajlarının, DEM Parti İmralı heyetinin 16 Şubat 2026'da İmralı'da gerçekleştirdiği görüşmeden aktarıldığı belirtildi.

Öcalan ve DEM Parti tarafından "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" olarak adlandırılan çağrı, ilk kez 27 Şubat 2025 tarihinde duyurulmuş ve Öcalan, PKK'ya silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısı yapmıştı.

Demokratik Siyasetin Tercihi

Geçen yılki çağrıyı "Cumhuriyet'le barışmanın ilanı" olarak niteleyen Öcalan, bunu "Demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür" sözleriyle tanımladı.

Geride kalan bir yılda "şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğinin ve gücünün" ortaya konduğunu belirten Öcalan, "Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur" dedi.

Hukuk ve Özgür Yurttaşlık Vurgusu

Türkiye'de yaşanan pek çok sorunun kaynağını "demokratik bir hukukun yokluğu" olarak tanımlayan Öcalan, çözümün "demokratik siyaset çerçevesinde bir hukuk yaklaşımıyla mümkün olabileceğini" ifade etti. Yeni dönemin ancak demokrasiye alan açacak güçlü hukuki güvencelerle ilerleyebileceğini vurguladı.

Öcalan, sürecin dili ve üslubuna da dikkat çekerek, yeni dönemin "buyurgan ve otoriter bir dil üzerine kurulmaması gerektiğini" savundu. Karşılıklı "doğru ifade etme" ve "doğru dinleme"yi merkeze alan, tarafların kendilerini anlatabildiği bir yaklaşımın esas alınması çağrısında bulundu.

Vatandaşlık tanımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öcalan, "Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır" dedi. "Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı" temel alan bir "özgür yurttaşlık" anlayışını savundu ve "Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir" ifadelerini kullandı.

Türk ve Kürt Birliği Mesajı

Öcalan, "Türk ve Kürt birliği" vurgusu yaparak, "Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz; bu diyalektiğin tarihsel bir özgünlüğü vardır" dedi. Cumhuriyet’in kuruluşuna işaret ederek, kuruluş dönemindeki temel metinlerin Türk ve Kürt birliğini ifade ettiğini belirtti.

27 Şubat çağrısını "birlik ruhunun canlandırılması girişimi" ve "Demokratik Cumhuriyet talebi" olarak tanımlayan Öcalan, "Kandan ve çatışmadan beslenme mekanizmasını kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır" dedi.

Süreçteki Katkılar ve Anmalar

Sürece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katkılarının önemli olduğunu belirtti. Olumlu katkı yapan diğer siyasi, sosyal ve sivil aktörlerin çabalarını da "kıymetli" bulduğunu ifade eden Öcalan, geçen yıl yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i ise "saygı ve özlemle" andı.

DEM Parti'den İktidara Çağrı

Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, geçen yıl yapılan çağrı ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "O gün yalnızca bir açıklama yapılmadı; tarihsel bir eşik aşıldı, tarihi bir dönemin kapısı aralandı," dedi.

Hatimoğulları, iktidara seslenerek, "Şimdi sorumluluk devlette ve iktidardadır. Artık 27 Şubat çağrısının içeriğine ve tarihsel ağırlığına uygun kararlar alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Gecikmeden politika üretilmeli, net bir yol haritası belirlenmeli, somut ve güven verici adımlar atılmalıdır" çağrısında bulundu.

Öcalan'ın İlk Çağrısı ve Sürecin Gelişimi

İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te "Barış ve Demokratik Toplum" başlıklı çağrısında örgüte, "devlet ve toplumla bütünleşme" hedefiyle kongre yapıp karar alma çağrısı yapmış, "tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir" demişti.

Bu çağrı, Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli öncülüğünde başlayan ve iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreçte siyasi bir eşik olarak değerlendirildi. DEM Parti ise dönemi "Barış ve Demokratik Toplum" süreci olarak tanımladı.

PKK, 12 Mayıs 2025’te silahlı faaliyetleri sonlandırdığını ve örgütsel yapısını feshettiğini ilan etti. Sürecin en sembolik adımlarından biri ise 11 Temmuz 2025’te Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi kontrolündeki Süleymaniye’de düzenlenen törende bir grup PKK’lı tarafından silahların yakılması oldu.

TBMM'de Yeni Çözüm Süreci

PKK’nın silah bırakma ve fesih kararları sonrası, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un girişimiyle oluşturulan komisyon, 5 Ağustos 2025’te ilk toplantısını yaptı.

51 milletvekilinden oluşan komisyonda İYİ Parti dışındaki tüm partiler temsil edildi. Komisyonun hedefleri arasında "terörün ülke gündeminden tamamen çıkarılması", "toplumsal bütünleşmenin sağlanması" ve "demokratik standartların yükseltilmesi" yer aldı.

Komisyon üyelerinden AK Parti’li Hüseyin Yayman, MHP’li Feti Yıldız ve DEM Parti’li Gülistan Kılıç Koçyiğit’in 24 Kasım 2025’te Abdullah Öcalan’ı cezaevinde ziyaret etmesi sürece dikkat çeken adımlardan biri oldu. CHP ise heyete üye vermeyeceğini açıkladı.

Çözüm Süreci Raporu ve Sonrası

Yaklaşık altı ay süren çalışmalar sonunda hazırlanan rapor, 18 Şubat 2026’da komisyonda 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyu ile kabul edildi. Yedi başlıktan oluşan raporda "Kürt sorunu" ifadesi yer almazken, yalnızca "terör sorunu" tanımı kullanıldı. "Umut hakkı" ifadesi raporda doğrudan geçmedi, ancak AİHM ve AYM içtihatlarına atıf yapıldı.

Raporda, "terör suçu" tanımının ifade özgürlüğünü genişletecek şekilde düzenlenmesi ve Türk Ceza Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik yapılması talep edildi. PKK’nın silah bırakması kritik eşik olarak gösterildi ve güvenlik birimlerince teyit ve tescilinin yeni dönemin hukuk ve politika çerçevesi için başlangıç olacağı vurgulandı.

DEM Parti, rapora kapsamlı bir muhalefet şerhi koyarak "terör" merkezli tanımı reddetti ve konunun güvenlik değil, kimlik ve hak-özgürlükler temelli siyasi bir mesele olduğunu savundu. Çözümün silah bırakma sonrası düzenlemelerle değil, demokratikleşme, anadil hakları ve kapsayıcı dil üzerinden kurulması gerektiğini belirtti.

Yasa Düzenlemeleri ve Statü Tartışmaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, raporun sürece ivme kazandıracağını söylerken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da uygulamanın takipçisi olacaklarını açıkladı. Rapordan sonra Meclis’e gelmesi beklenen sürece özgü geçici nitelikteki "müstakil yasa" düzenlemesinin önümüzdeki ay Meclis gündemine gelmesi planlanıyor.

Statü konusundaki tartışmalara ilişkin Erdoğan, 24 Şubat'ta MHP lideri Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği "PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu" sorusuna Adalet Bakanlığı'nın ilgilendiğini belirterek, "İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığımız tarafından ilerletiliyor" dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında 27 Şubat 2025’te Öcalan’ın yaptığı silah bırakma çağrısına atıfta bulunarak, "İmralı için statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" diye sormuş, "Eğer böyle bir sorun varsa bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" ifadeleriyle kısa sürede çözüm çağrısı yapmıştı.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

PKK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2026'da yaptığı açıklamada, şiddet temelli siyasetin sona erdirilip demokratik toplum ve hukuk temelli pozitif inşa sürecine geçilmesi gerektiğini vurguladı. DEM Parti, çağrının yıl dönümünde Ankara'da basın açıklaması yaparak iktidardan somut ve güven verici adımlar talep etti. Sürecin demokratik siyaset ve hukuk çerçevesinde ilerlemesi gerektiği belirtildi.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!