Aslan Değirmenci: Laiklik Üzerinden Yeni Gerilim Arayışı Toplumda Karşılık Bulmuyor
Aslan Değirmenci, laiklik üzerinden gerilim yaratma çabalarının toplumda karşılık bulmadığını, Türkiye'nin gerçek gündeminin ekonomik ve teknolojik gelişmeler olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci, laiklik kavramı üzerinden son dönemde yeniden ortaya çıkan tartışmalara ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Değirmenci, bu söylemin gerilim yaratma amacı taşıdığını ifade ederek, Türkiye'nin gerçek gündeminin küresel rekabet, savunma sanayii, dijital dönüşüm, eğitim reformu, ekonomik istikrar ve bölgesel güç dengeleri olduğunu vurguladı.
Laiklik Tartışmasının Geçmişi ve Vesayet İlişkisi
Değirmenci, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde darbelerin zeminini kavramsal olarak hazırlayan en önemli unsurun çoğunlukla laiklik olduğunu belirtti. Kenan Evren'in 12 Eylül darbesi öncesinde laikliği güvenlik söylemine dönüştürdüğünü, 28 Şubat sürecinde ise İsmail Hakkı Karadayı ve Çevik Bir'in aynı kavramı psikolojik harekât aracı haline getirdiğini anlattı. Bu dönemde Milli Güvenlik Kurulu kararları, medya ve andıçlarla desteklenen süreçte binlerce kişi 'irtica' suçlamasıyla tasfiye edildi.
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde bile 'laiklik' vurgusu yapmasının, meselenin aslında laiklik değil, vesayet zihniyeti olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Bugünkü Durum ve Laiklik Üzerinden Gerilim Yaratma Girişimleri
Ülkenin bugün rejim krizi ya da 'irtica tehdidi' gibi gerçek bir tehlikeyle karşı karşıya olmadığını söyleyen Değirmenci, toplumun ekonomi, teknoloji, dış politika gibi alanlarda yoğunlaştığını belirtti. Buna rağmen bazı çevrelerin laiklik üzerinden gerilim oluşturma çabasını devam eden kirli bir siyasal refleks olarak tanımladı.
28 Şubat döneminde laikliğin dışlayıcı ve cezalandırıcı bir araca dönüştüğünü, başörtüsünün kamusal alandan çıkarılmaya çalışıldığını, imam hatiplerin katsayı engeline maruz kaldığını ve kamu görevlilerinin irtica gerekçesiyle meslekten atıldığını hatırlattı. Bu dönemin ekonomik olarak da büyük zararlara yol açtığını, 2001 krizi gibi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Laiklik ve Vesayet Arasındaki Fark
Değirmenci, laikliğin bir yaşam tarzını diğerine üstün kılmak için kullanılmaması gerektiğini, asıl sorunun laikliğin sopa gibi kullanılması olduğunu belirtti. Geçmişte vesayetçi ve seküler zihniyetin toplumun tamamını hizaya sokmaya çalıştığını, siyaseti, üniversiteyi, yargıyı ve bürokrasiyi bu anlayışa göre şekillendirdiğini dile getirdi. Sonuç olarak toplumsal travma, ekonomik çöküş ve devlet-millet ilişkilerinde kopukluk yaşandığını ifade etti.
Bu ortamın, FETÖ'nün devlet içinde güçlenmesine zemin hazırladığını, 28 Şubat sürecindeki dışlayıcı iklimin FETÖ'nün kadrolaşmasını kolaylaştırdığını belirtti. FETÖ'nün o dönemde kendini ılımlı ve devletle uyumlu bir yapı olarak sunduğunu, başörtüsünü önemsiz bir detay olarak gördüğünü ve Refah-Yol hükümetine yönelik eleştirilerinin tesadüf olmadığını anlattı.
Toplumun Tepkisi ve Gelecek Vizyonu
Değirmenci, laiklik üzerinden yeni bir gerilim hattı oluşturma girişimini demokratik siyasete darbe vurma çabası olarak nitelendirdi. Milletin artık korku siyasetine, 'irtica' söylemlerine ve vesayetçi medya tutumlarına karşı olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin gerçek gündeminin küresel rekabet, savunma sanayii, dijital dönüşüm, eğitim reformu, ekonomik istikrar ve bölgesel güç dengeleri olduğunu tekrar etti. 'Laiklik tehlikede' söyleminin siyasal karşılığı olmayan nostaljik bir gerilim arayışı olduğunu belirtti ve bu tür söylemlerin topluma zarar verme riski taşıdığını ifade etti.
Son olarak, Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini, her on yılda bir sivil siyasete müdahale edilmek istendiğini ancak milletin iradesinin her defasında güçlendiğini söyledi. 28 Şubat'ın 'bin yıl sürecek' denilen düzeninin birkaç yıl içinde dağıldığını, bunun nedeninin toplumun değişmesi, siyasetin normalleşmesi ve vesayet zeminlerinin kaybolması olduğunu kaydetti.
Değirmenci, bugün yapılması gerekenin eski kavramları yeniden silahlandırmak değil, daha güçlü bir Türkiye için bir araya gelmek olduğunu belirtti. Laikliğin korku üreten bir araç olmaktan çıkarılarak hukuk devleti içinde doğru yerine oturtulması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, savunulanın gerçekten laiklik mi yoksa siyasette tehdit oluşturma çabası mı olduğunu sorguladı ve Türkiye'nin artık eski ezberlere teslim olmayacağını ifade etti.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
Cumhurbaşkanlığı Dijital Medya Koordinatörü Aslan Değirmenci, laiklik tartışmalarının gerilim yaratma amacı taşıdığını, toplumun önceliklerinin ekonomi, teknoloji ve dış politika olduğunu belirtti. Laikliğin geçmişte vesayetçi zihniyetin aracı haline geldiğini ve bunun toplumsal travmalara yol açtığını vurguladı. Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini ve artık eski gerilim arayışlarına teslim olmayacağını ifade etti.
Fatma Korkmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!