27 Mart 2026 Cuma
Siyaset 27 03 2026 09:49 3 dk okuma 6 okunma

CHP'nin Sahtecilik İddiaları Kriminal Boyuta Ulaştı

CHP'nin sahtecilik iddiaları kriminal boyuta ulaştı; belediye ihalelerinden sahte belgeler ve yolsuzluklara kadar birçok örnek gündemde. İktidar ise bu durumu eleştiriyor.

CHP'nin Sahtecilik İddiaları Kriminal Boyuta Ulaştı

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail'in saldırısına uğrayan İran'ın durumu karşısında Türk halkının, oy versin ya da vermesin, "İyi ki ülkeyi AK Parti yönetiyor" dediğini belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin mevcut iktidar sayesinde zorlu coğrafyada yönetildiği için milletin "Allah'a hamdettigini" ifade etti.

Bu sözler bazı kesimlerin hoşuna gitmese de gerçeklerin böyle olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin çevresi ateş çemberine dönerken, iktidar gerçek sorunlara odaklanıp çözüm üretmeye çalışırken, ana muhalefet partisi ve destekçileri yıllardır "sahte" ve "suni" gündemlerle kamuoyunu oyalıyor. Üstelik bu sahte gündem oluşturma çabalarında bile her türlü sahtecilik pervasızca sergileniyor.

CHP'de Sahtecilik Örnekleri

Hatırlanacağı üzere Gezi kalkışması sürecinde, başörtüsü takmış bir kadın olan Gül Taşlı Cenal, Erdoğan'a "eşim müftü, din senin tekelinde değil" diyerek seslenmişti. Ancak yapılan araştırmada Cenal'ın eşi CHP Burhaniye İlçe Başkanı Faruk Cenal olduğu ve Gül Taşlı Cenal'in Balıkesir Burhaniye'de bar işlettiği ortaya çıkmıştı.

Benzer şekilde, internette "AK Parti'ye oy vermişti, şimdi CHP'ye verecek" denilen bir kadının CHP'li Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi Emine Polat olduğu tespit edilmişti. Kartal'da gerçekleştirilen sokak röportajında ise "Bir önceki seçimde Binali Yıldırım'a oy vermiştim, bu seçimde Ekrem İmamoğlu'na vereceğim" diyen kişinin CHP Kartal Meclis Üyesi Umut Daştan olduğu ortaya çıktı.

Kriminal Boyuta Ulaşan Sahtecilik İddiaları

CHP tabanında halkı aldatmaya yönelik bu tür sahteciliklere imza atılırken, parti yönetiminde durum kriminal bir hal aldı. Yöneticiler profesyonel suçlular gibi ciddi sahteciliklere karışıyor. Neredeyse CHP yönetiminin her kademesinde "belgede sahtecilik suçu" olarak değerlendirilebilecek suçlar işleniyor.

Bu durum, 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası sağlanan sözde özgürlük ortamından faydalanarak "solcu" olan ve 12 Mart 1971 muhtırasından sonra sahte pasaportla Almanya'ya kaçan ve İsveç'te "Sebastian Argol" adıyla sahne alan CHP'li Zülfü Livaneli'nin zoraki sahteciliğinden farklıdır. Günümüz CHP'lileri, ciddi yaptırımlar gerektiren sahteciliklere bilinçli şekilde yöneliyor.

Belediyelerde Sahtecilik İddiaları

Örneğin, yolsuzluk nedeniyle tutuklu bulunan Beşiktaş Belediyesi eski Başkanı Rıza Akpolat'ın 1 Ekim-31 Aralık 2019 tarihleri arasındaki 12 milyon 980 bin liralık araç kiralama ihalesinde, ihaleyi alan firmanın 800 bin liralık sahte teminat mektubu MASAK incelemesine takılmıştı. Üstelik CHP'li belediyenin bu ihale kapsamında hizmet vermeyen firmaya 11.8 milyon lira ödediği Sayıştay raporlarına yansımıştı. CHP'ye yakın medya, bu kamu zararına ilişkin tek kelime etmedi.

Yine CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da sahte senet skandalıyla gündeme gelmişti. Yavaş'ın Necmettin Kesgin adına düzenlenen 600 bin dolarlık sahte senedi icra yoluyla tahsil etmeye çalıştığı, Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 500 bin TL kötü niyet tazminatına mahkum edildiği ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin cezayı onadığı haber olmuştu.

Ekrem İmamoğlu ve Sahtecilik İddiaları

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, ÖSS ve ÖYS'de başarılı olamadığı için usulsüz yatay geçiş yaparak İstanbul Üniversitesi'nden "baba parasıyla" aldığı iddia edilen sahte diploması, eşi Dilek İmamoğlu'nun 2016 yılında yazdığı ve 11 intihal vakası tespit edilen yüksek lisans tezi, İmamoğlu sayesinde yeniden gündeme geldi. Ayrıca, yargılandığı yolsuzluk davasında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifadesini geri çeken Murat Kapkı'nın "sahte diploma soruşturması" nedeniyle kapatılan Özel Dudullu Tercih Akşam Lisesi'nden mezun olması da dikkat çekiyor.

CHP Yönetimindeki İftiralar ve Sahte Belgeler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Asrın Yolsuzluğu Davası"nı gölgelemek amacıyla Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "20'ye yakın taşınmazı" olduğu iddiasını ve sahte tapu iddialarını canlı yayında dile getirdi. Ancak Bakan Gürlek, resmi kayıtlarda sadece 4 taşınmazı olduğunu belgelerle ortaya koyarak Özel'in iftiralarını çürüttü.

Buna rağmen CHP'liler sahtecilik ve siyasi rant için her yöntemi kullanmaya devam ediyor. Son olarak CHP Tuzla Belediye Meclis Üyesi Erdal Yasin Tüysüz'ün "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının görüldüğü duruşma salonuna sahte basın kartıyla girerek görüntüleri sosyal medyada paylaşması da bunun örneklerinden biri.

Sonuç ve Soru İşaretleri

Milletin gerçek sorunları yerine sahte gündem oluşturmayı tercih eden CHP ve yöneticilerinin bu kötü alışkanlığı devam ediyor. Anlam verilemeyen ise, bu sahteciliklerle dolu partinin peşinden gitmeye devam eden seçmenlerin ve Saadet Partisi yöneticilerinin, bu durumu nasıl kabul edebildiği sorusudur.

Zekeriya Say / Haber7

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

AK Parti, CHP'nin sahtecilik iddialarının kriminal boyutlara ulaştığını belirtiyor. Beşiktaş Belediyesi eski Başkanı'nın sahte teminat mektubu, Mansur Yavaş'ın sahte senet skandalı ve Ekrem İmamoğlu'nun sahte diploma iddiaları gündemde. CHP yönetimi ve mensuplarının sahteciliklerle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığı vurgulanıyor.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!