27 Şubat 2026 Cuma
Siyaset 27 02 2026 09:51 3 dk okuma 4 okunma

Zekeriya Say: 28 Şubat Darbesinin Karanlık Ruhu Bugün Son Nefesini Veriyor

28 Şubat darbesi, Müslümanlara yönelik baskılarla tarihe geçti. Bugün ise o karanlık ruh etkisiz hale getirildi ve dini özgürlükler güçlendi.

Zekeriya Say: 28 Şubat Darbesinin Karanlık Ruhu Bugün Son Nefesini Veriyor

Yarın, "Gerekirse bin yıl sürecek" denilen 28 Şubat darbesinin 29. yıldönümü. Önceki askeri müdahaleler genellikle "iç güvenlik" ve "demokrasi" gerekçesiyle yapılırken, Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat'ta doğrudan Müslümanlar hedef alınmıştı.

Dindar kesimleri "PKK'dan daha tehlikeli" gören cuntacı komuta kademesi, Müslümanların en doğal tepkilerini bile "irtica" olarak değerlendirmişti. Darbenin ayak seslerinin duyulduğu 22-25 Ocak 1997 tarihleri arasında Gölcük'te toplanan dönemin güçlü paşaları, Türkiye'ye yönelik "iç" ve "dış tehditlere" ilişkin olağanüstü nitelikte bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmişti.

Darbenin İç Yüzü ve Kamu Çalışanlarına Yönelik Baskılar

"Donanma Komutanlığı Harp Oyunu" adı verilen ve 72 saat süren toplantıda; "Paşaların güvenliği", "Meclis komisyonlarına çağrılmama" ve "heykel dikme özgürlükleri" gibi kararlar alınırken, sözde laik cumhuriyete yönelik tehditler ise "beyhude gayretler" olarak nitelendirilmişti. Ordu yönetimi, "Ordu'yu iç politikaya çekme çabaları üzüntü vericidir" açıklamalarıyla kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.

Refahyol hükümeti, kamu çalışanlarına ilk kez "ibadet özgürlüğü" sağlamaya yönelik düzenlemeler yaparken; cuntacı paşalar Ramazan mesaisinin iftar saatine göre ayarlanması, cuma namazı organizasyonları ve kıyafet düzenlemelerine sert tepki gösterdi. Bu dönemde "BÇG" ve "Başbakanlık Takip Kurulu" ajanları, cami çevrelerinde dolaşarak ibadet eden Müslümanları fişliyordu.

İnanç Özgürlüğüne Dönük Engellemeler ve Toplumsal Baskılar

Fişlenmekten çekinen bazı memurlar camilerin önünden geçmeye dahi korkuyordu. "Laik rejimin ulemaları" ise kamu çalışanları ve öğrencileri camilerden uzak tutmak için fetvalar yayımlıyor, üniversitelerde "ikna odaları"yla başörtülü kızların eğitim hakkı engelleniyordu. Mütedeyyin kesim, kendi vatanında "parya" muamelesine maruz kalıyordu.

28 Şubat sürecinde İslami yaşam biçimleri "laik cumhuriyete tehdit" olarak algılandı. Bu tehdit algısı ülke dışına da taşındı. Örneğin, Ecevit hükümetinin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, resmi hac ziyareti sırasında ibadetten çok "şeriat"la mücadele etmeye odaklandı. Suudi yetkililerin hacı adaylarına dağıttığı "Allah’ın hükmünden başka hüküm tanımak insanı şirk’e götürür" ifadelerinin bulunduğu broşürlere karşı tepki gösterdi ve Suudi makamlarına itirazda bulunacağını açıkladı.

28 Şubat'ın Kalıcı İzleri ve Bugünkü Yansımaları

Kendilerini ülkenin sahibi gören seküler elitlerin dindar insanlara uyguladığı baskılar 29 yıl sonra Müslümanların hafızasında derin izler bıraktı. Ancak 28 Şubat döneminin "İslam ve irtica, laik cumhuriyet rejimini tehdit ettiği sürece hep yaşayacak" öngörüsü gerçekleşmedi. AK Parti iktidarı liderliğinde bu süreç dizginlendi.

Dönemin paşalarına "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye teşebbüs" suçlamasıyla açılan dava sonucu birçokları cezaevine gönderildi. İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarını kapatan, katsayı uygulamasıyla meslek liselerinin önünü kesen, 12 yaş altı çocukların Kur'an kurslarına gitmesini yasaklayan ve başörtülü kızların eğitim hakkını engelleyen 28 Şubat ruhu, demokrasi ve insan haklarını askıya almıştı.

Bugün ise o karanlık ruh, okullarda okunan ilahiler, mescitlerde cemaatle kılınan namazlar, ortak dualar ve coşkulu tekbirlerle etkisiz hale getirildi. Artık "laiklik" adına yapılan boş nutuklar ve bazı karanlık odakların vesayet özlemiyle giriştiği yapay hareketlere dahi yanıt verilemiyor. Bu durum, yıllarca dindar insanlara zulüm eden ve "Bu defa işi silahsız kuvvetler halletsin" diyerek darbecilerden rol çalan 28 Şubat'ın kalıntılarına büyük bir ders olmalı.

Zekeriya Say / Haber 7

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

28 Şubat darbesi, Müslümanları hedef alan ve dini özgürlükleri kısıtlayan karanlık bir dönem olarak Türk siyasi tarihine geçti. Kamu çalışanları ve öğrenciler üzerindeki baskılar, fişlemeler ve eğitim engellemeleri yaşandı. Ancak AK Parti iktidarıyla bu süreç sona erdi ve bugün dini uygulamalar serbestçe yapılabiliyor. Dönemin paşalarına yönelik yargılamalar yapıldı ve darbenin izleri silinmeye başladı.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!