Avrupa’da Tüberküloz Vakalarının Beşte Biri Tanılamıyor, İlaç Direnci Yüksek
Avrupa'da tüberküloz vakalarının %20'si teşhis edilemiyor ve ilaç direnci dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Hastalık hâlâ ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) yayımladığı yeni rapora göre, Avrupa bölgesinde tüberküloz vakalarının yaklaşık %20'si teşhis edilemiyor ve bölgedeki ilaç direnci dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Raporda, vakaların sayısında azalma gözlenmesine rağmen, tüberkülozun Avrupa Birliği'nde hâlâ ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu ve hastalığın tamamen ortadan kaldırılması yönünde ilerlemenin yetersiz kaldığı vurgulandı.
Tüberkülozun Yaygınlığı ve Riskleri
Tüberküloz, tek bir bulaşıcı etkenin sebep olduğu ölümler arasında dünya genelinde ilk sırada yer alıyor. Akciğer tüberkülozu, öksürük yoluyla havaya yayılan bakterilerle insandan insana bulaşıyor. Hastalığın belirtileri, vücudun etkilenen bölümüne bağlı olarak değişiklik gösteriyor. En yaygın semptomlar arasında iki haftadan uzun süren inatçı öksürük, ateş, gece terlemeleri ve kilo kaybı bulunuyor.
DSÖ Avrupa Bölgesi’nde Görülen Durum
Avrupa ve Orta Asya’daki 53 ülkeyi kapsayan DSÖ Avrupa Bölgesi’nde, tüberküloz insidansı 2015’ten bu yana %39, ölüm oranları ise %49 azaldı. Ancak bu rakamlar, DSÖ'nün "TB'yi Sona Erdirmek" stratejisinde 2025 için belirlenen %50 insidans ve %75 ölüm azalma hedeflerinin altında kalıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde ise vaka sayısı %33, ölüm sayısı %17 azaldı ki bu, 2030 hedeflerine ulaşmak için yetersiz görülüyor. Sağlık yetkilileri, bu durumun önlenebilir binlerce yeni enfeksiyon ve ölüme yol açtığını belirtiyor.
2024 yılında bölgede bildirilen yeni tüberküloz vakası sayısı 160 bini aşarken, gerçek vaka sayısının yaklaşık 204 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu da yeni ve nüks vakaların sadece %79’unun kayıt altına alındığını gösteriyor.
Teşhisdeki Eksiklikler ve Sonuçları
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, teşhis edilemeyen vakaların sadece saptama başarısızlığı olmadığını, aynı zamanda hastaların erken tedavi edilmesi, acının önlenmesi ve bulaşmanın engellenmesi fırsatlarının kaçırılması anlamına geldiğini söyledi. Kluge, "Hızlı tanı yöntemlerine, daha kısa ve tamamen ağızdan alınan tedavi protokollerine ve güçlü takip sistemlerine yatırım yaparak ülkeler daha fazla kişiye daha erken ulaşabilir, sonuçları iyileştirebilir ve hedeflere daha yakın hale gelebilir" ifadelerini kullandı. Raporda geç teşhisin tedavi sürecini zorlaştırdığı ve bulaşma riskini artırdığı da belirtildi.
Artan İlaç Direnci Endişesi
Rapora göre, ilaca dirençli tüberküloz Avrupa genelinde ciddi bir mesele olarak devam ediyor. Yeni ve daha önce tedavi görmüş vakalarda çok ilaca direnç oranları sırasıyla %23 ve %51 seviyesinde olup, bu oranlar küresel ortalamalar olan %3,2 ve %16'nın çok üzerinde bulunuyor. Özellikle daha önce tedavi edilmiş hastalar arasında yüksek ilaç direnci, bulaşmanın sürdüğüne işaret ediyor.
Dirençli olmayan tüberkülozun standart tedavisi, izoniazid, rifampisin, etambutol ve pirazinamid içeren altı aylık ilaç rejimiyle yapılıyor ve başarı oranı genellikle %85’in üzerinde. Ancak antibiyotiklere dirençli varyantlar, daha uzun ve daha fazla ilaç gerektiren tedaviler talep ediyor ve başarı oranları daha düşük kalıyor.
Düşük İnsidanslı Ülkelerde Durum
Avrupa ülkelerinin çoğu, bildirilen vaka oranının 100 binde 10’un altında olduğu düşük insidanslı kategoride yer alıyor. Bu ülkelerde tüberküloz, ağırlıklı olarak göçmenler, cezaevi mahkumları ve HIV koinfeksiyonu olan hassas grupları etkiliyor. Alman Merkezi Tüberkülozla Mücadele Komitesi’nden Ralf Otto-Knapp, Batı Avrupa’daki düşük vaka sayılarının halkın hastalıktan uzaklaşmasına ve çok ilaca dirençli tüberküloz vakalarıyla mücadeleyi zorlaştırmasına neden olduğunu belirtti. Otto-Knapp, "Tedavi ve önleme hizmetlerini güçlendirerek, yeni ilaçlara erişimi garanti altına alarak ve sınır ötesi iş birliğini teşvik ederek bu duruma hazırlıklı olmalıyız" dedi. Benzer şekilde, Samsun'da İlaçlamacılar Derneği kurulması halk sağlığını koruma mücadelesinde önemli bir adım olarak görülüyor.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
DSÖ ve ECDC raporuna göre, Avrupa'da tüberküloz vakalarının yaklaşık %20'si teşhis edilemiyor ve ilaç direnci küresel ortalamanın çok üzerinde. Vakalar azalmasına rağmen, hastalık tamamen ortadan kalkmamış ve 2024'te bildirilen yeni vaka sayısı 160 bini geçti. Teşhisdeki eksiklikler erken tedaviyi ve bulaşmanın önlenmesini zorlaştırıyor.
Pelin Doğan
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!