24 Şubat 2026 Salı
Gündem 19 02 2026 07:46 3 dk okuma 3 okunma

Meclis Komisyonu Raporu ve Terör Sürecine İlişkin Önemli Açıklamalar

Meclis Komisyonu, PKK'nın silah bırakıp tasfiye edilmesini temel alan terör süreci raporunu sundu. DEM Parti rapora muhalefet şerhi koyacak, yasal düzenlemeler tartışılıyor.

Meclis Komisyonu Raporu ve Terör Sürecine İlişkin Önemli Açıklamalar

Milletvekilleri saat 11 civarında Meclis'te toplanmaya başladı. CHP'den Murat Emir ve DEM Parti'den Saruhan Oluç gazetecilerin bulunduğu alana gelerek kısa açıklamalarda bulundu. Bu sırada DEM Parti'nin rapora muhalefet şerhi koyacağı bilgisi edinildi.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş saat 11.09'da toplantıyı açtı. Kurtulmuş, terör meselesinde Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin milli iradenin tecelli ettiği yer olduğunu belirtti. "Türkiye modeli" olarak adlandırılan yaklaşımın temel ilkelerinin milli iradeye dayandığını ve disiplin içinde kayda geçirildiğini ifade etti.

Komisyonun sunduğu yaklaşımın, örgütsel yapının feshi ve silah bırakmasının teyidini içeren, yürürlüğe alınması planlanan idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi amaçladığına dikkat çekti. Konuşmasını yeni anayasaya duyulan ihtiyaca işaret ederek sonlandırdı.

Raporda Öne Çıkan Somut Öneriler

Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, raporun kritik bölümleri olan altıncı ve yedinci kısımları okudu. İlk olarak, sürecin en önemli aşamasının PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakıp tasfiye edildiğinin güvenlik birimlerince tespit edilmesi olduğu belirtildi. Bu takibin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından yapılacağı vurgulandı. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Meclis Komisyonu'na yaptığı bilgilendirmede, "PKK tüm unsurlarıyla silah bırakıp tasfiye oldu" raporunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı raporu kabul ettikten sonra sürecin tamamlandığı duyurulacak.

Yasal düzenlemeler konusunda ise tartışmaların olduğu vurgulandı. PKK'nın silah bırakmasının ardından mı yoksa Meclis raporu tamamlandıktan sonra mı yasal düzenlemelerin yapılacağı konusu gündemde. Silah bırakma sürecinde hangi hukuki düzenlemelerin geçerli olacağı netleştirilmeli. Bu nedenle sürecin uzatılmaması gerektiği, Ortadoğu koşullarında bu fırsatın her zaman yakalanamayabileceği ifade edildi.

Raporda ayrıca, süreçle ilgili bağımsız ve geçici yasal düzenlemelerin yapılmasının gerekliliği belirtildi. Toplumda cezasızlık algısının oluşmaması için bu düzenlemelerin, silah bırakma ve sonrasını yönetecek amaca uygun şekilde olması gerektiği kaydedildi. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) düzenlemelerinin yanı sıra geçmişte Şeyh Said İsyanı sonrası çıkarılan ve 5 yıl takip süresi öngören yasaya benzer bir yasal düzenleme de öneriliyor.

Toplumun silah bırakanları tekrar topluma kazandırma sürecine ilişkin mekanizma kurulması gerektiği ifade edildi. Bu konuda detaylı bir model henüz belirtilmedi.

Yürütme organında izleme ve raporlama mekanizması kurulması, sadece silah bırakma ve tasfiye sürecini değil, sonrasını da takip etmesi için önerildi.

Yasal güvence talebi de raporda önemli bir yer tuttu. Sürecin yürütülmesinde görev alanların hukuki güvenceye sahip olması gerektiği vurgulandı. Bu talep, geçmişte 7 Şubat 2012'de MİT'e yönelik FETÖ kumpasına dikkat çekilerek desteklendi. O dönemde MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın tutuklanmasının planlandığı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ameliyatı sırasında verilen talimatla tutuklamanın engellendiği anlatıldı. Bu kumpasın önüne yasal düzenlemelerle geçildiği hatırlatıldı.

DEM Parti ve CHP'nin Rolü

DEM Parti, rapordaki "terör örgütü" ifadesi nedeniyle muhalefet şerhi koyacağını açıkladı. Ancak yasal düzenlemelerin hazırlanması sürecinde CHP ve DEM Parti'nin desteğinin önemli olduğu belirtildi. Bu bağlamda, TBMM'de Kabul Edilen 'Çözüm Süreci Raporu' ve DEM Parti'nin Muhalefet Şerhi detayları süreci anlamak için önem taşıyor.

Geçmişe Dair Anılar ve Meclis Kapısı

Toplantı sonrası Meclis binasına girilen kapı önünde durulurken, 1990'lı yıllarda DEP milletvekillerinin beyaz minibüse bindirilip Ulucanlar Cezaevi'ne götürüldüğü anlar akıllara geldi. 1991'de Meclis'te Kürtçe yemin olayı ve 1994'te DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması yaşanmıştı. DGM Başsavcısı Nusret Demiral'ın talimatıyla DEP'liler Meclis'ten alınarak cezaevine sevk edilmişti.

Bugün ise DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan'ın babası Orhan Doğan, Çankaya Kapısı'nda polis tarafından güç kullanılarak gözaltına alınmıştı. O kapı, DEP'lilerin götürüldüğü kapı olarak hatırlanıyor. Beyaz minibüs içinde Leyla Zana, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve Ahmet Türk gibi isimler vardı. O günler gözler önüne geldi.

Türkiye, DEP'lilerin götürüldüğü bu kapıdan girip terör sarmalına düştü. Ancak Meclis Komisyonu raporunun açıklandığı salonun karşısındaki kapıdan çıkıp terörsüz bir Türkiye'ye ulaşması hedefleniyor. Bu hedef doğrultusunda, Milli Dayanışma Komisyonu'nun Terörsüz Türkiye İçin Yasal Düzenleme ve Demokratikleşme Önerileri önemli bir yol haritası sunuyor.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Meclis Komisyonu, PKK'nın silah bırakıp tasfiye edildiğinin MİT tarafından teyit edilmesi ve buna uygun yasal düzenlemeler yapılmasını içeren raporu açıkladı. DEM Parti rapordaki "terör örgütü" ifadesine muhalefet şerhi koyacağını bildirdi. Sürecin uzatılmaması ve yasal güvence sağlanması vurgulandı. Geçmişteki DEP milletvekillerinin yaşadıkları da toplantıda hatırlatıldı.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!