24 Şubat 2026 Salı
Gündem 19 02 2026 11:50 4 dk okuma 3 okunma

İsrail, Müslüman Boykotunu Aşmak İçin Hurma Etiketlerinde Oyun Peşinde

İsrail, Müslüman boykotunu aşmak için hurma ürünlerinde menşe gizleme ve etiket manipülasyonları yapıyor. Avrupa'da bu ürünler farklı ülkeler menşeli gösterilerek pazarlanıyor.

İsrail, Müslüman Boykotunu Aşmak İçin Hurma Etiketlerinde Oyun Peşinde

Küresel hurma ticaretinde yaşanan hızlı büyüme ve karmaşık tedarik zinciri yapısı, ürünlerin izlenebilirliği ve etiket şeffaflığı konularında yeni tartışmaları gündeme getiriyor. Özellikle İsrail'in, Müslüman dünyasında uygulanan boykotu aşmak amacıyla Avrupa'daki Müslüman tüketicilerin dikkatini yanıltmaya yönelik etiket manipülasyonları yaptığı belirtiliyor.

Küresel Hurma Pazarı ve Bölgesel Dağılım

2025 yılında 32,7 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan küresel hurma pazarı, 2026'da 34,5 milyar dolara yükselmesi ve yıllık %6,14 bileşik büyüme oranı göstermesi bekleniyor. 2034 yılına kadar ise pazarın 55,58 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bölgede ise Orta Doğu ve Afrika (MEA) bölgesi, yıllık 9 milyon tonun üzerinde hasat kapasitesiyle küresel pazarın %85,28'ini oluşturuyor. 2025'te 27,89 milyar dolar olan bölgesel pazar, 2026'da 29,43 milyar dolara çıkması bekleniyor.

Bu bölgedeki üretim ve tüketimde Tunus, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İsrail ve Mısır başı çekiyor. Mısır, 1,7 milyon tonun üzerinde üretimiyle dünya lideri konumunda. Suudi Arabistan 1,5 milyon ton, İran 1,3 milyon ton ve Cezayir 1,1 milyon tonun üzerinde üretimle takip ediyor.

İsrail’in Hurma Ticareti ve Etiket İddiaları

Toplam üretim hacmi bakımından Mısır ve Suudi Arabistan’ın gerisinde kalan İsrail, özellikle yüksek katma değerli hurma segmentinde, özellikle Medjool hurmasında önemli bir aktör. Ancak üretim ile ihracat arasındaki fark, tedarik zincirinin izlenebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Avrupa'daki sektör raporları ve tüketici izleme kuruluşları, İsrail ile Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerde üretilen hurmaların, uluslararası boykot ve yaptırımları aşmak için menşe gizleme yöntemleriyle pazara sunulduğunu ileri sürüyor. Bu ürünlerin doğrudan ihracat yerine üçüncü ülkeler veya dolaylı lojistik hatlar üzerinden Avrupa'ya gönderildiği, Batı Şeria kaynaklı hurmaların "İsrail ürünü" veya komşu ülke menşeli olarak sunulduğu iddiaları bulunuyor.

Şeffaflık ve Denetim Sorunları

Bazı ihracatçıların ürünleri serbest ticaret bölgelerinde yeniden paketlediği veya aracı ülkeler kullandığı, böylece üretim kaynağının gizlendiği belirtiliyor. Avrupa’da etik ve adil ticaret hassasiyetinin artması nedeniyle, menşei gizlenen ürünlerin tüketiciyi yanıltma ve ticaret hukuku ihlali riski taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlara göre bu yöntem, özellikle Ramazan döneminde talebin arttığı zamanlarda daha yoğun kullanılıyor. Artan talebe karşı denetimlerin yetersiz kalması haksız rekabet yaratıyor.

Dünya Bankası verilerine göre, Hollanda’daki hurmaların yaklaşık yarısı ve Fransa’dakilerin üçte birinden fazlası İsrail menşeli ürünlerden oluşuyor. 2024'te bu iki ülke toplamda yaklaşık 150 milyon dolar değerinde hurma ihracatı gerçekleştirdi. Uzmanlar, Hollanda ve Fransa'nın Avrupa içi paketleme ve yeniden ihracat merkezleri olarak faaliyet gösterdiğini, ürünlerin buradan Almanya gibi AB ülkelerine dağıldığını belirtiyor. Almanya'da ise toplam hurma arzında İsrail bağlantılı ürünlerin payının yaklaşık %25'e ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Medjool Hurması ve Menşe Tartışmaları

Premium segmentte yer alan Medjool hurması, menşe tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Avrupa Birliği (AB) pazarına giren Medjool hurmalarının yaklaşık %50'sinin İsrail kaynaklı olduğu, uluslararası gıda ticareti yayınlarının ise bu oranın %75'e kadar çıkabileceğini öne sürdüğü bildiriliyor.

Eleştiriler, bu ihracatın bir kısmının Batı Şeria'daki yerleşim üretiminden geldiği ve menşesinin açıkça belirtilmediği iddiasına dayanıyor. İsrail’in yılda yaklaşık 35 bin ton hurma ihracatı yaptığı, ancak bunun sadece sınırlı bir kısmının ülke sınırları içinde üretildiği belirtiliyor. İsrail tarım dergisi Lahaklai’nin verilerine göre, Arava Vadisi’nde bulunan plantasyonlarda yıllık üretim yalnızca 8 bin 800 ton civarında. Bu, ihracat edilen toplam hacmin %75’inin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen Batı Şeria’daki yerleşimlerden elde edildiğini gösteriyor.

İsrail şirketlerinin, bu hurmaları ihraç ederken gerçek üretim yerini (işgal altındaki topraklar) gizlediği iddia ediliyor. Sektörde "hurma aklama" olarak adlandırılan uygulamayla, yerleşimlerde üretilen hurmaların farklı menşe etiketleriyle pazara sunulduğu ileri sürülüyor. Bu ürünlerin bazen Hollanda, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri ve Filistin menşeli gösterildiği belirtiliyor. Bazı üreticiler, yerleşim hurmalarının Filistin tedarik zincirine aracıların karışmasıyla dahil edildiğini iddia ediyor.

Filistin makamlarının geçmişte bu yönde operasyonlar yaptığı biliniyor. 2014 yılında Filistin Ekonomi Bakanlığı, "Filistin ürünü" etiketiyle satılmak istenen 20 ton İsrail hurmasına el koyduğu bildirildi. Sonraki yıllarda da benzer soruşturmalar ve gözaltılar kamuoyuna yansıdı.

AB Etiketleme Düzenlemeleri ve Tüketici Uyarıları

AB, yerleşim ürünlerinin etiketlenmesine ilişkin özel kurallar uyguluyor. 2019 tarihli AB Adalet Divanı kararı, İsrail yerleşimlerinde üretilen ürünlerin sadece "İsrail ürünü" olarak etiketlenmesinin yeterli olmadığını, tüketicinin yanıltılmaması için yerleşim menşesinin açıkça belirtilmesi gerektiğini hükme bağladı.

Uzmanlar, Avrupa'daki tüketicilere hurma satın alırken menşe bilgisini dikkatle incelemeleri çağrısında bulunuyor. Özellikle menşesi belirtilmeyen ürünler, aracı ülkeler üzerinden gelen sevkiyatlar veya belirsiz bölgesel etiketler için şeffaflık talep edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İsrail Tarım Sektörünün Krizi ve Avrupa Boykotu

Öte yandan, İsrail tarım sektörünün, ordunun Gazze’deki saldırılarının tetiklediği uluslararası boykot dalgası ve lojistik engeller nedeniyle tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığı iddia ediliyor. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, üreticiler sektörün "çöküşün eşiğinde" olduğu konusunda hükümeti uyarıyor.

Avrupa’da ise İsrail ürünlerine yönelik tüketici boykotları sektörü şekillendiriyor. Özellikle Belçika ve İrlanda gibi ülkelerde boykotlar giderek güçlenirken, perakende devleri somut adımlar atmaya zorlanıyor. Son olarak Birleşik Krallık merkezli Co-op Group, üyelerden gelen talep üzerine insan hakları ihlalleriyle anılan 17 ülkeden, aralarında İsrail'in de bulunduğu ürün tedarikini tamamen durdurma kararı aldı. Bu kolektif duruş, etik değerlerin küresel ticaret zincirindeki dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Şirketlerin Savunmaları

Hurma aklama iddialarıyla gündeme gelen bazı Filistinli ve uluslararası şirketler ise suçlamaları reddediyor. Firmalar, tedarik zincirlerinin denetlendiğini ve sertifikasyon süreçlerinden geçtiğini savunuyor.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Küresel hurma pazarında İsrail, özellikle Medjool hurmasında yüksek katma değerli ürünlerle öne çıkıyor. Ancak Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerden gelen hurmaların menşe gizlenerek Avrupa pazarına sunulduğu iddiaları mevcut. AB, yerleşim ürünlerinin etiketlenmesinde şeffaflık talep ederken, İsrail tarım sektörü uluslararası boykotlar nedeniyle kriz yaşıyor.

Paylaş:
Fatma Korkmaz

Fatma Korkmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!