26 Mart 2026 Perşembe
Ekonomi 26 03 2026 13:48 3 dk okuma 3 okunma

Makine Sektörünün İhracatı İlk İki Ayda 4,4 Milyar Dolara Ulaştı

Makine sektörü ihracatı 2026'nın ilk iki ayında 4,4 milyar dolara yükseldi. Almanya ve ABD en büyük pazarlar olurken, enerji maliyetleri ve küresel enflasyon sektörü etkiliyor.

Makine Sektörünün İhracatı İlk İki Ayda 4,4 Milyar Dolara Ulaştı

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan verilere göre, serbest bölgeler dahil makine imalat sanayinin toplam ihracatı 2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında 4,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Bu dönemde, ihracat miktarı yüzde 10,6 oranında azalma gösterirken kilogram başına ortalama ihracat fiyatlarındaki yüzde 16,9'luk artış nedeniyle değer bazında yüzde 4,5 yükseliş kaydedildi. Ayrıca, yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı önceki 12 aya göre yüzde 2,6 artarak 28,9 milyar dolara ulaştı.

Almanya ve ABD En Büyük Pazarlar

Ocak-Şubat döneminde en yüksek ihracat 561 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı ve bu rakam yüzde 14,9 artış gösterdi. Almanya'yı, yüzde 57,6 artış ve 370 milyon dolarlık ihracatla ABD takip etti. Üçüncü sıradaki İtalya'ya yapılan ihracat ise yüzde 16,4 artarak 100 milyon doları aştı. Öte yandan, Rusya ve Irak'a yönelik makine ihracatında sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 44 düşüş yaşandı.

Alt Sektörlerdeki Performans

Alt sektörler bazında en yüksek ihracat 439 milyon dolarla içten yanmalı motor ve aksamlarında gerçekleşti; bu sektörde ihracat yüzde 11,2 arttı. İnşaat ve madencilik makineleri 291 milyon dolar, pompa ve kompresörler ise 249 milyon dolarlık ihracatla takip edildi. Oransal olarak en yüksek artış ise yüzde 40,7 ile türbin, turbojet ve hidrolik sistemler sektöründe görüldü.

Makine İhracatına Enerji Şoklarının Etkisi

MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, AA muhabirine verdiği demeçte, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve yatırım iştahı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Karavelioğlu, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artışların yatırım planlarının takvimini doğrudan etkilediğini belirtti. Küresel enflasyon beklentilerindeki yükselişin merkez bankalarının para politikalarında temkinli davranışlara ve yatırım fonlarında sıkılaşmaya yol açabilecek yeni riskler doğurduğunu ifade etti.

Avrupa ekonomisinde enerji fiyatlarındaki oynaklığın stagflasyonist etkileri olabileceğine dair değerlendirmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Karavelioğlu, ancak enerji verimliliği, endüstriyel otomasyon ve proses modernizasyonu gibi alanlardaki talebin henüz azalmadığını gözlemlediklerini aktardı.

AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Sektörün Geleceği

AB'nin uygulamaya koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın sürdürülebilir üretim teknolojilerine dönüşümü hızlandırdığını belirten Karavelioğlu, enerji şoklarının makine talebini tamamen düşürecek bir faktör değil, pandemiden sonra teknolojik kapasitesini artıran yeni makineler için talebi artıracak bir fırsat olarak görüldüğünü vurguladı.

Avrupa’nın Savunma Sanayisi Yatırımları Makine Talebini Canlandırıyor

Jeopolitik gerilimlerin savunma sanayisi yatırımlarını hızlandırdığını ifade eden Karavelioğlu, Avrupa ülkelerinin savunma alanındaki ithalat artışının makine sektörü için dolaylı fakat güçlü bir talep kanalı oluşturduğunu söyledi. Savunma sanayisinin üretiminde kullanılan takım tezgahlarından ölçüm laboratuvarlarına kadar geniş bir ekosistem bulunduğunu ve bu yatırımların sadece nihai savunma sistemlerinin üretimini değil, aynı zamanda tüm sanayi altyapısının yenilenmesini tetiklediğini belirtti.

Karavelioğlu, Avrupa'nın güvenlik harcamalarındaki artışın makine imalatçılarını savunma ana sanayisine yönlendirdiğini ve sektördeki stratejik önemin önümüzdeki dönemde daha da artacağını sözlerine ekledi.

Küresel Rekabet ve Türkiye'nin Konumu

MAİB Başkanı, Türkiye'nin Gümrük Birliği sayesinde AB'nin "Made in EU" yaklaşımının doğal bir parçası olarak görülmesinin önemli bir avantaj olduğunu ancak AB'nin diğer ülkelerle de işbirlikleri geliştirdiğini, bu nedenle Avrupa ile üretim entegrasyonunun korunup derinleştirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.

Karavelioğlu, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin küresel rekabette Türkiye'nin konumunu sağlamlaştırmak açısından kritik bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, yerli üretim koşullarının iyileştirilmesine her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Makine İthalatındaki Artış ve Rekabet Sorunları

Türkiye'de makine üretiminde düşüş yaşandığını aktaran Karavelioğlu, Çin menşeli ürünlerin haksız rekabet oluşturduğunu ve geliştirilen tüm önlemlere rağmen bu durumun devam ettiğini belirtti. Ocak ayında yıllıklandırılmış makine ithalatının 46,5 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekerek, bunun sivil ve askeri savunma teknolojisi ekosisteminin sürdürülebilirliği için açık bir tehdit olduğunu söyledi.

Karavelioğlu, ilave gümrük vergilerinde Türkiye'nin de önemli oranlarda uygulama yapmasının artık kaçınılmaz göründüğünü ifade etti.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Makine İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2026'nın Ocak-Şubat döneminde makine sektörü ihracatı 4,4 milyar dolara ulaştı. Almanya ve ABD en büyük ihracat pazarları oldu. Enerji maliyetleri ve küresel enflasyon yatırımları etkilerken, AB'nin karbon düzenlemesi ve savunma yatırımları sektöre talebi artırıyor. Türkiye'nin AB ile entegrasyonu ve yerli üretim kapasitesi kritik önemde.

Paylaş:
Emre Paydar

Emre Paydar

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!