Trump'ın Üç Kritik Dosyası: Hürmüz, Hark Adası ve İran Nükleeri
Trump, İran krizinde Hürmüz Boğazı güvenliği, Hark Adası işgali ve İran'ın nükleer programı konusunda kritik kararlar alıyor. Müttefik desteği sınırlı kalıyor.

Dünya, İran krizine odaklanmış durumda. Üçüncü haftasına giren çatışmalar, ABD ve İsrail'in saldırılarıyla İran'ın misillemeleri şeklinde sürerken, çatışmanın ne zaman sona ereceği veya hangi yöne doğru ilerleyeceği büyük bir merak konusu.
Hürmüz Boğazı'nda Trump'ın Zorluğu
Petrol zengini Körfez ülkelerini Umman Denizi'ne bağlayan ve günlük petrol ile likit doğal gaz akışının yüzde 20'sini sağlayan Hürmüz Boğazı, İran'ın kontrolü altında bulunuyor. İran, petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve GPS sistemlerine müdahalelerle, en dar noktası 33 kilometre olan boğazdan geçişleri ciddi ölçüde engelliyor.
Kriz patlak verdiğinde ABD savaş gemilerinin tankerleri koruyacağını belirten Donald Trump, başlangıçta İran tehditlerini önemsememişti. Ancak petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ve İran'ın direnişi karşısında Trump, başka çözüm yolları aramaya başladı.
16 Mart'ta Kennedy Center'da konuşan Trump, "Yaklaşık yedi ülkeyle askeri destek için temas halindeyiz" diyerek birçok ülkenin yardım için yola çıktığını açıkladı. Destek vermeyenleri ise ileride hatırlayacaklarını belirtti. ABD lideri ayrıca, "Biz petrolümüzün yüzde 1'inden azını buradan alıyoruz, bazı ülkeler çok daha fazlasını alıyor. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90, Güney Kore yüzde 35. Onların gelip boğaz konusunda bize yardımcı olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Trump'ın Çin ziyaretini ertelemesi ve Hürmüz Boğazı için Çin'den yardım beklemesi ile bağlantılıdır.
Financial Times'a verdiği röportajda Trump, müttefiklerine Hürmüz Boğazı'nda destek vermezlerse NATO'nun geleceği için bunun "çok kötü" olacağını söyledi. Çin'e yönelik olarak ise ay sonunda Pekin'e yapmayı planladığı ziyaretini erteleyebileceğini açıkladı. Özellikle Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'den destek beklediği belirtiliyor.
Müttefiklerden Yetersiz Destek
Ancak Trump, Hürmüz çağrısına beklediği yanıtı alamadı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, "Gerekli önlemleri alırken daha geniş çaplı bir savaşa dahil olmayacağız" açıklamasında bulundu. Starmer, uygulanabilir bir ortak plan dahilinde sadece mayın önleme ve İHA konuşlandırmakla sınırlı destek verebileceklerini vurguladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "Bu savaş NATO'nun meselesi değil" diyerek askeri katılımı reddetti. Japonya ve Avustralya da askeri gemi gönderme tekliflerini geri çevirdi. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, "Savaştan uzağız ve girmeyeceğiz" dedi.
Hark Adası ve Potansiyel İşgal Planları
Trump yönetimini meşgul eden diğer bir konu ise İran'ın kıyısındaki Hark Adası'nın işgal senaryoları oluyor. İran petrolünün yüzde 90'ı bu ada üzerindeki tesislerden ihraç ediliyor. ABD'li yetkililer, Hark adasının ABD kontrolüne geçmesi durumunda İran'ın önemli bir petrol gelir kaynağını kaybedeceğini ve savaşın uzun sürmeyeceğini öne sürüyor.
15 Mart'ta Hark Adası'na düzenlenen ABD saldırılarında sığınaklar, deniz mayınları ve füze sistemleri dahil 90 hedef vuruldu; ancak petrol tesisleri hedef alınmadı. Bölgede 50 bin ABD askeri bulunurken, hafta sonunda bir amfibi gemisi görev gücü ile 5 bin deniz piyadesinin gönderilmesi planlanıyor. Bu gelişme, Hark'a yapılabilecek olası bir işgal planını gündeme getirdi.
Ancak böyle bir işgalin, Amerikan askerlerini İran Devrim Muhafızları'nın misillemelerine maruz bırakacağı ve bunun Trump'ın seçmen kitlesinin arzulamadığı bir durum olduğu belirtiliyor.
İran'ın Nükleer Programı ve Uranyum Meselesi
ABD yönetimi savaşın hedeflerinden birini İran'ın nükleer programını yok etmek olarak duyurdu. İran'ın elinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 435 kilogram uranyum bulunuyor. Nükleer silah üretimi için uranyumun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesi gerekiyor.
Eğer savaş sona erer ve bu nükleer malzeme İran'ın elinde kalırsa, rejimin kısa sürede nükleer silah geliştirebileceği iddia ediliyor. Nükleer materyalin İsfahan nükleer tesislerinin altındaki tünellerde depolandığı tahmin ediliyor.
Haziran ayında gerçekleşen 12 günlük savaşta İsfahan ve diğer İran nükleer tesisleri büyük zarar gördü. İsfahan'ın girişinin çöktüğü, ancak sonradan kısmen açıldığı bilgisi mevcut.
Bu nükleer malzemelerin İran'dan çıkarılması için ABD tarihinin en büyük özel harekât operasyonunun gerekeceği belirtiliyor. Ancak operasyonun radyoaktif sızıntı riski nedeniyle askerler ve çevre açısından tehlike oluşturabileceği vurgulanıyor. Trump ise bu konuda karar vermelerinin henüz çok erken olduğunu ifade etti. Bu durum, Trump'ın İran'ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik konusundaki açıklamaları ile ilişkilendirilebilir.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
İran krizinde Trump, Hürmüz Boğazı'nda müttefiklerden destek bekliyor ancak yanıt yetersiz. Hark Adası'nın işgali planlanıyor; İran petrol gelirleri hedefte. Ayrıca İran'ın nükleer programı ve uranyum stokları savaşın önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!