24 Şubat 2026 Salı
Dünya 19 02 2026 09:21 4 dk okuma 3 okunma

Suriye'de Alevi Kadınların Kaçırılması ve Mezhepsel Şiddet Artıyor

Suriye'de Alevi kadınların kaçırılması ve mezhepsel şiddet artıyor. Güvenlik güçlerinin yetersiz soruşturması mağdurları korumuyor.

Suriye'de Alevi Kadınların Kaçırılması ve Mezhepsel Şiddet Artıyor

Ramia, Suriye'nin batısındaki Lazkiye vilayetinde ailesiyle piknik yapmaya hazırlanırken beyaz bir aracın yanlarına yanaştığını anlattı. Üç silahlı erkek, kendilerini hükümete bağlı güvenlik güçleri olarak tanıtıp Ramia'yı zorla araca bindirdi. Ramia, BBC Dünya Servisi'ne verdiği röportajda, erkeklerin kendisine şiddet uyguladığını, ağlayıp bağırmaya başlayınca daha da sert vurduklarını söyledi. "İçlerinden biri mezhebimi sordu, Alevi olduğumu söylediğimde hakaretlere maruz kaldım" dedi.

Aralık 2024'ten bu yana Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından kaçırılan onlarca kadından biri olan Ramia, durumu Suriye Feminist Lobisi'ne (SFL) bildiren 80'den fazla kayıp vakasının 26'sının kaçırılma olduğunu doğruladı. Kayıp kadınların çoğunluğu, Esad'ın da mensubu olduğu Alevi mezhebine ait. Aileler, BBC'ye kaçırma ve saldırı olaylarının ayrıntılarını paylaştı ancak güvenlik gerekçesiyle isimler değiştirildi.

Güvenlik Güçlerinin Yetersiz Soruşturması ve İhmali

Olayların yaşandığı bölgede faaliyet gösteren geçici hükümete bağlı Genel Güvenlik Servisi'nin vakaları tam anlamıyla araştırmadığı ifade ediliyor. Bazı mağdurlar, ihbarda bulunduklarında görevlilerin kendileriyle alay ettiğini belirtti. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Kasım ayında yaptığı açıklamada, 42 kaçırma iddiası üzerinde soruşturma yapıldığını ancak bunların çoğunun yanlış olduğunu söyledi. Ancak BBC'ye konuşan bir güvenlik kaynağı, bazı kaçırma olaylarında güvenlik görevlilerinin de parmağı olduğunu ve sorumluların görevden alındığını açıkladı.

Mezhepsel Gerilim ve Şiddetin Artışı

Suriye'de Şubat 2025'ten Aralık ayına kadar geçen sürede, çoğunluğu Alevi sivillerden oluşan 1400'den fazla kişi mezhep çatışmalarında hayatını kaybetti. Sünni İslamcıların öncülüğündeki hükümete bağlı güçler, Esad yanlılarının düzenlediği ölümcül pusulara karşı intikam cinayetleriyle suçlanıyor. Alevi mezhebinin bazı üyeleri rejim seçkinleri arasında yer alırken, diğer Aleviler ise eski cumhurbaşkanına karşı çıktıkları için baskı altında bulunuyor.

Mağdurların Anlatımları ve Zorla Tutulma

Ramia, vücudunu tamamen örten kıyafet giymeye zorlandığını ve sadece gözlerinin açıkta bırakıldığı bir peçe taktığını anlattı. İki gün boyunca yeraltındaki bir odada alıkonulduğunu, kaçmaya çalıştığını ve intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Ramia'yı kaçıranın Arapçayı akıcı konuşmadığını, Asyalı özelliklere sahip olduğunu belirtti. Kendisini esir alan erkeğin eşinin, fotoğraflarının "satış fiyatını belirlemek için" çekildiğini söylediğini aktardı. Ramia, başka kadınların da kaçırılıp bazılarının tecavüze uğrayıp serbest bırakıldığını, bazılarının ise satıldığını duyduğunu ifade etti.

BBC, kaçırılan kadınların para karşılığında el değiştirdiğine dair vakaları teyit edemedi ancak bazı eylemciler mağdurların satılmakla veya zorla evlendirilmekle tehdit edildiklerini bildirdi.

Diğer Mağdurların Deneyimleri

30'lu yaşlarında bir anne olan Nesma, Lazkiye'deki köyünden kaçırıldığını, pencereleri kapalı bir minibüsle götürüldüğünü anlattı. Yedi gün boyunca sanayi tesisine benzeyen bir odada tutulduğunu, üç erkek tarafından köy sakinleri ve rejimle bağlantıları hakkında sorgulandığını söyledi. Esir alanların maskeli olduğunu ve Suriye lehçesiyle konuştuklarını belirtti. "Alevi kadınlar sabaya olmak için yaratıldı" dediklerini aktardı. Sabaya, radikal İslamcılar tarafından seks kölesi anlamında kullanılan eski bir Arapça terimdir. Nesma defalarca tecavüze uğradığını, ölüm düşüncesinin sürekli aklında olduğunu ifade etti.

Leen'in annesi Hasna, kızının dayak yediğini, silah zoruyla tehdit edildiğini ve günlük cinsel saldırılara maruz kaldığını anlattı. Hasna, kaçıranın yüzünü kapattığını, Arapçasının yetersiz olduğunu ve Mart ayındaki şiddet olaylarında Alevilerin öldürülmesinde yer almaktan gurur duyduğunu belirtti. "Kızlarımıza 'Tanrı'ya inanmadıkları' için 'sabaya' derdi" dedi. Bazı Sünni aşırılık yanlıları Alevileri sapkın olarak görüyor.

BBC, ayrıca karısı Noor'un kaçırılıp haftalarca rehin tutulduğunu ve ergenlik çağındaki kızının on gün boyunca aralıksız cinsel saldırıya uğradığını söyleyen anne Somaya ve Ali ile de görüştü.

Yetkililerin Tepkisi ve İhmali

Kaçırıldığını bildiren Nesma, güvenlik görevlilerinin kendisine alaycı davrandığını söyledi. Ramia, görevlilerin başlangıçta ilgilendiğini ama sonra kaçıranın kim olduğunu tespit ettikten sonra kendisiyle iletişimi kestiğini anlattı. Aileler, konuşmaları nedeniyle telefonla tehdit edildiklerini belirtti ve ülkeden kaçmak zorunda kaldılar.

Ali, kaçıranı tutukladıklarını ancak sonrasında ne olduğunu bilmediklerini ifade etti. Leen'in annesi, kızının güvenlik görevlileri tarafından sorgulandığını ancak aylar geçmesine rağmen soruşturma sonuçlarının paylaşılmadığını söyledi. Somaya, ihbar ettiğini ancak hiç güncelleme almadığını belirtti.

Uluslararası Tepkiler ve İnsan Hakları İhlalleri

Kasım ayında Genel Güvenlik Servisi'ni denetleyen İçişleri Bakanlığı, 42 kaçırma vakasını incelerken sadece birinin gerçek kaçırma olduğunu açıkladı. Diğer vakalar ise gönüllü kaçış, aile içi problemler veya asılsız iddialar olarak nitelendirildi. Bakanlık, ihbarları ciddiyetle ele aldığını vurguladı ancak BBC'nin temas kurduğu Bakanlık daha fazla yorum yapmadı.

Bölgeden isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir güvenlik kaynağı, bazı görevlilerin para amaçlı veya kişisel güdülerle adam kaçırma eylemleri gerçekleştirdiğini ve bu kişilerin görevden alındığını söyledi.

Uluslararası Af Örgütü, Temmuz ayında 3 ile 40 yaş arasında en az 36 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırılması ve rehin alınmasıyla ilgili güvenilir ihbarlar aldığını ve sekiz vakayı belgelediğini açıkladı. Örgütün bölge müdür yardımcısı Kristine Beckerle, ailelerin soruşturmalardan anlamlı bir güncelleme alamadığını belirtti.

Almanya'da yaşayan Suriyeli insan hakları aktivisti Yamen Hüseyin, kaçırma vakalarının ideolojik temelli olduğunu ancak genel cezasızlık ortamının da benzer olayları teşvik ettiğini söyledi.

Kayıplar, Korku ve Sosyal Damgalanma

Suriye Feminist Lobisi, az sayıda Dürzi ve Sünni kadının da kaçırıldığını ancak serbest bırakıldığını, 16 Alevi kadının ise hala kayıp olduğunu bildirdi. Aileler, konuşmaları nedeniyle cezalandırılma ve sosyal damgalanma korkusu yaşıyor. Leen'in annesi, kızının sürekli endişe içinde olduğunu, kapıya vurulmasından korktuğunu söyledi. Nesma'nın evliliği sona erdi. Ramia, uyurken çığlık attığını, terapiste gitmesine rağmen uyku problemleri yaşadığını anlattı.

Ali, kendisi ve eşi Noor'un adalet aramaktan korktuğunu belirtirken, Somaya kızının okula döndüğünü ancak çevresindekilerin yaşananlardan haberdar olmadığını söyledi. "Olanları inkar etmemeliyiz ama kendimizi tehlikeye atmayız" dedi.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Suriye'nin Lazkiye bölgesinde Alevi kadınların kaçırılması ve mezhepsel şiddet vakaları artıyor. Kaçırılan kadınlar zorla tutulup işkenceye uğruyor, bazıları cinsel saldırıya maruz kalıyor. Güvenlik güçleri olayları yeterince soruşturmuyor ve bazı görevlilerin kaçırmalarda parmağı olduğu belirtiliyor. Uluslararası Af Örgütü ve insan hakları aktivistleri durumu kınarken mağdurlar sosyal damgalanma ve korku yaşıyor.

Paylaş:
Ahmet Yılmaz

Ahmet Yılmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!