Münih Güvenlik Konferansı'nda Liderlerin Transatlantik İlişkiler ve Jeopolitik Mesajları
Münih Güvenlik Konferansı'nda liderler transatlantik güvenin onarılması ve jeopolitik riskler üzerinde durdu. ABD ve Avrupa ilişkilerinde belirsizlikler sürüyor.

Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen ve üç gün süren 2026 Münih Güvenlik Konferansı, 50 küresel liderin katılımıyla 13 Şubat'ta başladı. Konferans, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme tehdidinin ardından Atlantik ötesi müttefikler arasında yaşanan gerilim ortamında gerçekleşiyor.
Transatlantik Güvenin Onarılması
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, konferansın açılışında "Transatlantik güveni birlikte tamir edelim ve canlandıralım" çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise konferans öncesi yaptığı açıklamada dünyanın hızla değiştiğine dikkat çekerek, "Jeopolitik çağdayız ve herkes rollerini yeniden gözden geçirmeli" dedi.
Rubio'nun Konuşması ve Vurguları
Rubio, konuşmasında sınırların olmadığı bir dünyanın insan doğasını ve tarihi göz ardı ettiğini savundu. Kitlesel göçün geleceği tehdit ettiğini belirten Rubio, ABD ve Avrupa'nın bu konuda ortak hatalar yaptığını dile getirdi. "Yabancı düşmanlığı değil, medeniyetimizin varlığı tehlikede" ifadesini kullandı.
ABD ve Avrupa'nın kaderlerinin birbirine bağlı olduğunu vurgulayan Rubio, restorasyon sürecinin tek başına yapılabileceğini ancak Avrupa ile birlikte çalışmayı tercih edeceklerini söyledi. Ayrıca, zayıf ve statükoyu savunan müttefikler yerine, ortak güçlerini test edenlere karşı koyabilecek müttefikler istediklerini belirtti. Avrupa'nın kendini savunabilir hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Kurumlar ve Rusya-Çin İlişkileri
Rubio, uluslararası kurumların terk edilmesi gerekmediğini ancak reform ihtiyacı bulunduğunu ifade etti. Rusya ile devam eden barış görüşmelerine dair, "Temel konular tespit edildi ancak Rusya'nın ciddi olup olmadığı henüz net değil" dedi.
Çin ile ticaret ilişkilerine değinen Rubio, dünyanın en büyük iki ekonomisinin arasındaki ilişkinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti ve "Ulusal güvenliğimize zarar verecek hiçbir şeyi kabul etmeyeceğiz" diye ekledi.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Açıklamaları
Wang Yi, ABD ile ilişkilerde iki yol olduğunu söyledi: Birincisi, ABD'nin Çin'i objektif anlaması ve ortak çıkarlar doğrultusunda işbirliğini büyütmesi; ikincisi ise Çin'i dışlamaya çalışmak. Çin olarak birinci yolu tercih ettiklerini ancak her türlü riske hazır olduklarını belirtti.
Tayvan konusunda ABD'nin Çin'in kırmızı çizgilerini test etmesinin çatışmaya yol açabileceği uyarısında bulunan Wang, Japonya ile ilişkilerde ise aşırı sağcıların militarizmi canlandırmaya çalıştığını ve barış isteyen ülkelerin Japonya'ya bu yolda ilerlememesi gerektiği mesajını vermesi gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği ve Batı'nın Geleceği
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği'ni içten zayıflatmaya çalışan güçlerin olduğunu belirtti. Dünyanın düşmanca rekabet ve güç ilişkileri çağında olduğunu vurgulayan von der Leyen, Avrupalı yaşam tarzının tehdit altında olduğunu ifade etti.
Von der Leyen, "Avrupa'nın bağımsız olmaktan başka seçeneği yok. Bağımsız Avrupa, güçlü Avrupa demektir ve güçlü Avrupa, güçlü transatlantik ilişkiyi mümkün kılar" dedi. Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ve son dönemde yaşanan şokların bu gerekliliği ortaya koyduğunu belirtti.
Avrupa-ABD İlişkilerinde Belirsizlikler
BBC Güvenlik Muhabiri Frank Gardner'ın değerlendirmesine göre, konferans ABD'nin Avrupa'dan uzaklaştığına dair endişelerin yaşandığı bir döneme denk geldi. Birçok Avrupalı lider, kıtanın savunma kapasitesini artırmaya çalışırken Ukrayna savaşını sona erdirme sorumluluğunun baskısı altında bulunuyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 13 Şubat'taki konuşmasında Ukrayna'da barış sağlansa bile Avrupa'nın silah sanayisi güçlenmiş ve agresif bir Rusya ile yan yana yaşamaya devam edeceğini söyledi.
Grönland krizi şimdilik aşılmış görünse de Beyaz Saray'ın öncelikleri farklılaşmış durumda. Avrupa-ABD ilişkilerinde tamir edilemez bir hasar olup olmadığı ise hala yanıtlanmamış bir soru olarak kalıyor.
Rubio'nun konuşmasının ardından gelen alkışlar, ABD'nin Avrupa ile ittifakını sürdürmek istediğine dair bir rahatlama olarak yorumlandı. Ancak iklim değişikliği, göç ve serbest ticaret politikaları konusunda görüş ayrılıkları da belirginleşti.
Öte yandan, Orta Doğu konusu da konferansta gündemdeydi. İranlı sürgünler, eski İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi'nin çağrısıyla gösteriler düzenledi ve bu mesajlar liderler tarafından dikkate alınacak.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
2026 Münih Güvenlik Konferansı, ABD Başkanı Trump'ın Grönland tehdidi sonrası transatlantik ilişkilerde yaşanan gerilim ortamında başladı. Almanya Başbakanı Merz, güvenin onarılması çağrısı yaparken, ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Avrupa'nın savunma kapasitesini artırması gerektiğini vurguladı. Çin ve Rusya ile ilişkiler, ayrıca Avrupa'nın bağımsızlık ve güçlenme gerekliliği öne çıktı.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!