12 Mart 2026 Perşembe
Dünya 12 03 2026 19:45 3 dk okuma 5 okunma

Lübnan'da İnsani Kriz Derinleşiyor: Yüksek Kiralar ve Yetersiz Yardım Sorunları

Lübnan'da savaş nedeniyle 700 bin kişi yerlerinden oldu, yüksek kiralar ve yetersiz yardım krizi derinleştiriyor. Gönüllüler destek için seferber oldu.

Lübnan'da İnsani Kriz Derinleşiyor: Yüksek Kiralar ve Yetersiz Yardım Sorunları

Hizbullah'ın 2 Mart sabahı Hayfa'ya füze saldırısı gerçekleştirdiğini duyurmasının ardından, yani ABD-İsrail savaşı başlamasının yaklaşık 72 saat sonrasında Lübnan sokakları, Tel Aviv'in tehdit ettiği büyük çatışmalardan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiyle doldu.

Güneyden gelen kalabalıklar, gece boyunca büyük bir korku içinde yollara düştü. Evlerini hemen boşaltmaları için bilinmeyen numaralardan gelen otomatik çağrılar, paniği hızla büyüttü. Saatler sonra, İsrail ordusunun sözcüsü Avichai Adrai, Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 25'ini kapsayan Litani Nehri güneyindeki tüm bölgelerin tahliye edilmesini emretti.

Kaçış ve Korku

Bu emir, güneyde yaşayanları nasıl ve nereye gidecekleri konusunda belirsizliğe itti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) belirttiğine göre, bu durum, İsrail'in 23 Eylül 2024'te başlattığı ve 500'den fazla sivilin hayatını kaybettiği bin 600 hava saldırısıyla gerçekleşen "Kuzey Okları Operasyonu" senaryasının tekrarlanması korkusunu tetikledi.

Yaşanan panik dalgası sonucu, 200 bini çocuk olmak üzere yaklaşık 700 bin kişi, temel ihtiyaçlarını yanlarına almadan evlerini terk etti. Yollar, iki günden fazla süren yoğun trafik sıkışıklığıyla adeta tıkanırken, birçok kişi araçlarında mahsur kaldı, geride kalanlar ise hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.

Devlet Müdahalesi ve Toplumsal Bölünmeler

Yerinden edilenler, o gün Lübnan devletinin trafik düzenlemesi için personel göndermediğini ve olağanüstü hal ilan etmediğini belirterek büyük panik yaşadıklarını ifade etti. Beyrut'taki yetkililerin kendilerini yalnız bıraktığını düşünenler oldu.

Lübnan makamları, savaşın başlamasından bir hafta sonra günlük sıcak yemek dağıtımı ve sınırlı mali yardım yapılacağını duyurdu. Ancak bu önlemler, insani krizin büyüklüğünü karşılamada yetersiz kaldı. Barınaklarda kalanların sayısı 120 bini aşarken, açıklanan yardımlar temel ihtiyaçların sadece bir kısmını karşılıyor.

Çarşamba günü, Sosyal İşler Bakanlığı Avrupa Birliği ve UNICEF aracılığıyla gelen 45 ton acil durum malzemesini teslim aldı. Bu yardım paketinin, içinde ilk yardım kitleri ve çocuk malzemeleri olmak üzere 400 bin kişiye destek vermesi planlanıyor.

Kira Fiyatlarındaki Artış ve Toplumdaki Gerilim

Kriz, Lübnan toplumunda derin ayrışmaları da ortaya çıkardı. Bazıları evlerini yerinden edilmişlere açarken, diğerleri kira fiyatlarını aylık 2 bin dolara kadar yükselterek birkaç aylık peşinat talep etmeye başladı.

Eleştirmenler, yerinden edilenlerin bir kısmının Hizbullah destekçisi olduğunu belirterek, grubu yanlış kararlar almak ve Lübnan'ı kazanamayacağı bir savaşa sürüklemekle suçladı. Bazı sesler, mültecilerin sınır dışı edilmesini talep etti.

Zorluklar ve Gönüllü Destek

Okullar geçici barınak olarak kullanılırken, bazıları araçlarda veya yol kenarlarında yaşam mücadelesi veriyor. Beyrut sahilindeki Rouche bölgesinde, belediye başkanının mültecileri protesto ettiği açıklamaları dikkat çekti.

İsrail sınırına yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Shu'aitieh kasabasından kaçan 26 yaşındaki iki çocuk annesi Batul, Euronews'e yaptığı açıklamada, savaş ilanından beri korkunun peşini bırakmadığını anlattı. 85 kilometrelik mesafeyi kat etmek için 12 saat yol gittiklerini belirtti. Varışta ise ev sahiplerinin yüksek kira ve komisyon talepleriyle karşılaştıklarını, dört ailenin küçük bir evi paylaşmak zorunda kaldığını ifade etti.

Lübnan lirasının aşırı dalgalanması nedeniyle fiyatlar genellikle ABD doları üzerinden ifade ediliyor.

Gençlerin Gönüllü Çabaları ve Gelecek Endişesi

Devletin yetersiz kaldığı insani kriz karşısında, gençler mültecilere gıda ve temel ihtiyaç malzemesi dağıtmak için gönüllü gruplar oluşturdu. 23 yaşındaki Walaa Taleb, bu girişimin sosyal medyada tanıştığı influencerlarla başladığını söyledi.

Walaa, sokakta kalanların sadece savaş nedeniyle değil, bazı Lübnanlıların mülteci kabul etmemesi ve kira fiyatlarının ülkedeki ortalama maaşın çok üzerinde olmasından kaynaklandığını belirtti.

Beyrut belediyesinin mültecilere yönelik tavrını adaletsiz bulduğunu dile getiren Walaa, insanların "deniz manzarasını bozma" gerekçesiyle barınaklardan çıkarıldığını ve tehlikeli bölgelere dönmeye zorlandığını aktardı.

Okulların kapasitesinin çok üzerinde insan ağırladığını, bazı durumlarda 500 kişinin 28 odaya yerleştirildiğini ve ailelerin plastik örtülerle ayrıldığını anlattı. 2024 çatışmalarında aynı okullara sığınanları hatırlayan Walaa, hamile bir kadını şimdi bebeğiyle gördüğünü söyledi.

Şu an bağışlar sayesinde yemek dağıtılabildiğini ancak savaş uzarsa bu desteğin azalmasından endişe ettiklerini ifade etti. Beyrut'taki Hariri Okulu gibi yerlerde bin 200'den fazla insanın kalmakta olduğunu ve günde altı farklı kuruluşun yardımına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. "Ya bağışlar durursa?" diye sordu.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

Lübnan'da İsrail tehdidi sonrası 700 bin kişi evlerini terk etti, devlet yardımları yetersiz kaldı. Kira fiyatları yükselirken toplumsal gerilim arttı. Gençler gönüllü olarak mültecilere destek sağlıyor, insani kriz derinleşiyor.

Paylaş:
Ahmet Yılmaz

Ahmet Yılmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!