24 Şubat 2026 Salı
Dünya 17 02 2026 01:48 3 dk okuma 4 okunma

İsrail, Batı Şeria'da Fiili İlhak Sürecini Resmen Başlattı

İsrail, Batı Şeria'nın belirli bölgelerini topraklarına katma sürecini başlattı. Bu adım, bölgesel ve uluslararası tepkilere yol açtı.

İsrail, Batı Şeria'da Fiili İlhak Sürecini Resmen Başlattı

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'nın belirli bölgelerini kendi toprakları olarak kaydetme planını 15 Şubat Pazar gecesi resmen başlattı. Bu adım, birçok Arap ülkesi ve Avrupa Birliği tarafından kınanırken, yasadışı yerleşimlerin artmasına zemin hazırlayacağı endişesi dile getirildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Açıklaması ve Filistin Yönetimi'nin Tepkisi

İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu adımın yasal anlaşmazlıkların şeffaf ve kapsamlı çözümüne katkı sağlayacağını öne sürdü. Bakanlık, uygulamayı Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgelerdeki yasadışı arazi kayıtlarına dayandırarak savundu. Öte yandan Filistin Yönetimi, fiili ilhak sürecinin başlamasıyla devlet temellerinin sarsılacağına dikkat çekerek uluslararası müdahale çağrısı yaptı. Bu konuda İİT'nin İsrail'in Batı Şeria'daki toprak kayıt sürecini resmileştirme kararını kınaması önemli bir uluslararası tepki olarak öne çıkıyor.

Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler

Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Katar ve Ürdün bu girişimi sert biçimde eleştirdi. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail'in Batı Şeria'ya egemenlik dayatmasını "mekansal soykırım" olarak nitelendirdi. Avrupa Birliği de İsrail'i bu adımdan vazgeçmeye davet etti. AB Dışişleri Sözcüsü Anouar El Anouni, ilhakın uluslararası hukuka aykırı olduğunu bir kez daha vurguladı.

İsrail'deki yasadışı yerleşim karşıtı sivil toplum kuruluşu Peace Now, gelişmeyi "büyük bir toprak gaspı" olarak değerlendirdi.

Yerleşim Politikalarında Yeni Düzenlemeler

Bu adımla İsrail, Batı Şeria'da mülkiyet hukuku, planlama ve ruhsatlandırma süreçlerinde kontrolünü artırmayı hedefliyor. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, yeni yerleşimlere imkan sağlayarak "Filistin devleti fikrini öldürmeye devam edeceklerini" belirtti.

Uluslararası hukuk açısından tüm yerleşimler yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler, Batı Şeria'daki yerleşimlerin son dönemde en hızlı şekilde genişlediğini rapor etti.

Yasak olan doğrudan Yahudilere toprak satışını mümkün kılan ve yerel tapu kayıtlarının gizliliğini kaldıran düzenlemeler yürürlüğe girdi. İsrailli bakanlar, bu değişikliklerin şeffaflığı artıracağını ve toprak geri alımını kolaylaştıracağını savundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Yahudiye ve Samiriye'deki gayrimenkul alımlarında ayrımcılık yapan ırkçı uygulamaların düzeltilmiş olduğunu açıkladı. Ayrıca, gayrimenkul alımlarında işlem izni zorunluluğu kaldırıldı ve dolandırıcılığı önlemeye yönelik denetimler azaltıldı.

Filistinlilerin Endişeleri ve Bölgedeki Dini Alanlar

Filistinliler, bu değişikliklerin satış baskısını artıracağı ve sahtecilik riskini yükselteceği endişesini taşıyor. Toprak hakları ve yerleşimcilere satış genellikle aracılar tarafından yürütülen karanlık bir sektör olarak görülüyor. Filistin Yönetimi, arazi satışını "vatana ihanet" olarak değerlendiriyor ve bu suçtan hüküm giyenlerin genellikle hapis cezası aldığı bildiriliyor.

Ayrıca El Halil'deki önemli dini alanlar ve hassas bölgeler üzerindeki inşaat ruhsatlarının yalnızca İsrailli yetkililere devri tartışma yaratıyor. İbrahimi Camii ve Atalar Mağarası, Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından kutsal sayılan mekanlar arasında yer alıyor.

İsrail'in Bölgedeki Kontrolü ve Gelecek Planları

İsrail kurumlarına, Filistin Yönetimi'nin denetimindeki bölgelerde çevre ve arkeoloji konularında da yetkiler verilecek. Ayrıca, Batı Şeria'da "proaktif" toprak alımları yapacak bir komite yeniden faaliyete geçirilecek. İsrail, bu adımı "gelecek nesillere yönelik toprak rezervlerini güvence altına almak" amacıyla açıklıyor.

1993 Oslo Anlaşmaları sonrası, Filistin Yönetimi'ne A Bölgesi olarak bilinen kentsel alanlarda tam kontrol verilmişti. B Bölgesi'nde ise idari kontrol Filistin'de kalırken güvenlik İsrail'de bulunuyor. C Bölgesi olarak adlandırılan alanlarda ise İsrail hem güvenlik hem idari kontrolü elinde tutuyor.

İsrail'in 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda Ürdün'den ele geçirdiği Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 700 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor. Filistinliler bu topraklarda bağımsız devlet kurmayı hedefliyor.

Uluslararası Perspektif ve Gelecekteki Gelişmeler

Trump yönetimi İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak planlarını reddetmiş, ancak yerleşim inşaatlarını kontrol etme çabası göstermemişti. Yerleşimci ve yerleşim yanlısı bir partinin başkanı olan Smotrich, nüfusu iki katına çıkarma sözü verdi. İsrail kabinesi Aralık ayı sonunda 19 yeni yerleşim yeri inşasını onayladı.

İsrail ayrıca Kudüs yakınlarında, Batı Şeria'nın kuzey ve güneyini fiilen ayıracak tartışmalı E1 yerleşim projesine başlamaya hazırlanıyor. BM verilerine göre, sadece 2025 yılında 37 binden fazla Filistinli yerinden edildi ve İsrailli yerleşimcilerin neden olduğu şiddet olayları rekor seviyeye ulaştı.

Bu haber, BBC gazetecileri tarafından hazırlanmış ve kontrol edilmiştir. Çeviri sürecinde yapay zeka destekli pilot proje kullanılmıştır.

Yapay Zeka Özeti

Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet

İsrail, 15 Şubat'ta Batı Şeria'nın bazı bölgelerini kendi topraklarına kaydetme sürecini resmen başlattı. Filistin Yönetimi ve birçok Arap ülkesi ile Avrupa Birliği bu adımı kınadı. İsrail, yerleşim politikalarında kontrolü artırmayı hedeflerken, bölgedeki dini alanlar ve toprak haklarıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Paylaş:
Ahmet Yılmaz

Ahmet Yılmaz

Haber Editörü

Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.

Yorumlar

Google ile Yorum Yap

Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.

Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!