İran Krizi ve NATO Hamleleri Kapımızdaki Kritik Tehditler
İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatarak petrolü silah olarak kullanıyor ve savaş Körfez'e yayılıyor. Trump, NATO'yu devreye sokmaya çalışıyor, Türkiye ise savaşa katılmaya karşı duruyor.

Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Hamaney’i öldürmenin İran’ı teslim alacağını düşünmüştü; ancak tam tersi yaşandı. Hamaney ölmüş olsa da İran güçlendi ve kenetlendi. Ülke, savaşı kontrollü şekilde genişleterek İsrail’e ve Körfez ülkelerine saldırılar düzenliyor, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak petrolü bir silah olarak kullanıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Hürriyet gazetesine verdiği röportajda, böyle bir krizle daha önce karşılaşmadığını belirtti. 1970’lerdeki petrol krizlerinden daha büyük bir durumla karşı karşıya olduğumuzu ifade eden Birol, petrol fiyatlarının yıl boyunca %30 artması halinde bunun dünya ekonomisine 1.1 trilyon dolarlık maliyet getireceğini vurguladı. Bu nedenle savaşın İran bitmeden sona ermeyeceği ifade ediliyor.
Trump'ın Zor Durumu ve NATO'nun Rolü
Trump, şu an sıkışmış durumda ve herhangi bir çıkış stratejisi bulunmuyor. Hark Adası’na kara operasyonu yaparak hızlı bir zafer kazanmayı amaçlıyor ancak başarı şüphesi mevcut. Savaş, en tehlikeli aşamaya girmiş bulunuyor çünkü Trump kontrolü kaybediyor ve panik halinde hareket ediyor. Şimdi ise NATO kartını devreye sokmaya çalışıyor. İsrail’in başlattığı savaşı NATO'nun omuzlarına yükleyip savaştan çekilmeyi planlıyor.
Türkiye, ABD-İsrail-İran savaşı konusunda Rusya-Ukrayna krizinde olduğu gibi akıllıca bir politika izliyor. Ancak iki önemli tehdit kapıda: NATO’nun savaşa dahil edilmesi ve İngiliz üslerinin ABD'ye açılması kararı.
NATO'nun Savaşta Rolü
Trump’ın NATO’yu savaşa sokması durumunda Türkiye, NATO üyesi olarak bu konuda karar vermek zorunda kalacak. Türkiye, NATO’nun savaşa katılmasına karşı çıkacak ve İsrail’in arkasına takılarak İran’a karşı savaşmayacak. Irak işgali sırasında 1 Mart tezkeresinde gösterilen basiretli tutum bu sefer de devam ettirilecek. Hatta savaş karşıtı NATO üyesi ülkelerin liderliğini üstlenerek yeni bir dış politika açılımı yapılabilir. Erdoğan’ın bu konudaki liderliğine güven duyuluyor. Ancak bu durum, Trump ile şimdiye kadar iyi yürütülen ilişkileri etkileyebilir.
İngiliz Üslerinin Durumu
İngilizlerin üslerini ABD’ye açma kararı Türkiye için önemli bir tehdit oluşturuyor. Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia Üssü gündemde olsa da esas tehlike Güney Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üsleri. Bölgede en büyük üsler Kıbrıs'ta bulunuyor. Türkiye, Kıbrıs'ta garantör ülke olarak KKTC'nin güvenliğini sağlamakla yükümlü. ABD, Kıbrıs’taki bu üsleri kullanırsa İran burayı hedef alabilir. Bu durumda İngiltere NATO’yu göreve çağırabilir. İngilizlerin oyunbazlığı bilinen bir gerçek. Bu gelişmeler KKTC'yi ne ölçüde etkileyecek henüz belli değil.
İran ve Hürmüz Boğazı
Trump’ın durumu, "Savaşı başlatırsınız ama nasıl biteceğini bilemezsiniz" sözünü doğruluyor. Netanyahu’nun arkasına takılarak İran’a karşı savaşı başlatan Trump’ın bir çıkış stratejisi olmadığı ortaya çıktı. İran direnince, savaş Körfez ülkelerine yayılmaya başladı ve İran Hürmüz Boğazı'nı kapatarak petrolü silah olarak kullandı. Trump, bu durum karşısında okyanusun ortasında fırtınaya yakalanmış bir gemi gibi moralsiz ve tehditlerle ilerlemeye çalışıyor.
ABD, İran’a eğer 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı açmazsa enerji tesislerine saldırı tehdidinde bulundu. Yazı yazılırken bu sürenin 24 saate kadar düştüğü belirtiliyor. Bu gelişmeler Trump, İran Savaşı’nda Kritik Bir Dönemeçte adlı makalede detaylı şekilde ele alınmıştır.
İran'ın Hamlesi Ne Olacak?
İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatarak stratejik üstünlüğü ele geçirdi. Bu durum, İran’ın elindeki en değerli koz konumunda. Savaş sürecinde elde ettiği bu avantajı Trump’a teslim eder mi bilinmiyor. İran, 8 yıl savaşmış ve 47 yıldır yaptırımlar altında yaşamaya alışmış bir ülke. 8 yıl daha dayanabilirken, ABD’nin 8 aydan fazla dayanamayacağı düşünülüyor. Zaman İran’ın lehine, ABD’nin aleyhine işliyor. İran, bu fırsatı değerlendirerek Hürmüz Boğazı'nı açmayabilir.
Trump’ı Anlama Kılavuzu
Trump’ın söylediklerinin tam tersini almak doğru bir yaklaşım olarak görülüyor. Barışın lideri olarak gelmiş olsa da savaşların mimarı oldu. Savaşmayan ülkelerle barışı sağladığını açıklarken, İran’la iki kez savaşa girdi, Venezuela’ya baskın düzenledi. Hangi ülkenin sırada olduğu belirsiz.
Barış elçisi değil, savaş mimarı olduğu anlaşıldı. Çin ile mücadele edeceğini açıklarken, Hürmüz'de Çin’den yardım istedi. Çin dışındaki herkese karşı mücadele halindeydi. Amerikan ekonomisini büyütmek amacıyla geldi, ancak petrol fiyatları Amerikan halkının cebini yakmaya başladı.
Geçtiğimiz Cuma ABD borsasının 1 trilyon dolar kayıpla kapandığı açıklandı. Trump “Make America Great Again” (Amerika’yı yeniden büyük yap) sloganıyla gelmişti; ancak küçük İsrail’in peşine takıldı ve söylediklerinin tam tersini yaptı.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatarak stratejik üstünlük sağladı ve Körfez ülkelerine saldırılar düzenliyor. Trump, savaşı NATO'ya yükleyip çekilmeyi planlarken Türkiye, NATO'nun savaşa katılmasına karşı çıkıyor. İngiliz üslerinin ABD'ye açılması ve NATO'nun savaşa dahil edilmesi Türkiye için önemli tehditler oluşturuyor.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!