Rahm Emanuel: Amerikan Ordusu 1986'dan Bu Yana En Büyük Reform İhtiyacında
Rahm Emanuel, Amerikan ordusunun 1986'dan bu yana en büyük reform ihtiyacı içinde olduğunu belirtti. Yeni savaş koşulları, liyakat ve tedarik sorunları vurgulandı.

Eski Beyaz Saray Genel Sekreteri ve 2002-2025 yılları arasında ABD’nin Tokyo Büyükelçisi olarak görev yapan Rahm Emanuel, The Wall Street Journal'da yayımlanan yazısında Amerikan ordusunun kapsamlı bir modernizasyona, hatta devrim niteliğinde bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Emanuel, Amerikan savunma stratejisinin güncellenmesine yönelik eleştirilerde bulunurken, 1986 yılında Kongre tarafından yürürlüğe konan ve orduda büyük değişiklikler getiren Goldwater-Nichols Yasası'nın ardından ortaya çıkan yeni savaş biçimlerine dikkat çekti.
1980 Öncesi Başarısızlıklar ve Reformlar
Yazısına, ordunun 1980 öncesinde yaşadığı iki önemli başarısızlığa değinerek başlayan Emanuel, Vietnam Savaşı ve Grenada adasının işgalini hatırlattı. Vietnam Savaşı'nın ardından orduda moral ve disiplinin çöktüğünü, Grenada operasyonunda ise kuvvetler arası entegrasyon eksikliğinin ortaya çıktığını belirtti.
Bu iki başarısızlık, Pentagon ve Kongre'nin orduda reform yapması gerektiğini kabul etmesine yol açtı. Ronald Reagan’ın imzaladığı Goldwater-Nichols Yasası ile ordunun komuta yapısı köklü biçimde değiştirildi, daha entegre ve verimli bir sistem kuruldu.
Günümüzün Yeni Savaş Koşulları
Emanuel, İran ve Ukrayna’daki çatışmaların Amerikan yönetiminin silahlı çatışmalara yaklaşımında yeni bir devrim yapılmasını zorunlu kıldığını dile getirdi. Ordunun aynı anda ve aynı cephede hem geleneksel hem de gelenek dışı savaş türlerini yürütebilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu amaçla ikinci bir Goldwater-Nichols reformuna ihtiyaç olduğunu ifade eden Emanuel, düşmanları caydırmak ve çatışmalarda üstünlük sağlamak için uçak, gemi ve tankların önemini koruduğunu ancak mevcut stratejilerin yetersiz kaldığını belirtti.
İran ve Ukrayna’nın kritik su yollarını kontrol etmesinin önemine işaret eden Emanuel, Trump yönetiminin savaş başarısını batırılan gemi sayısıyla ölçerken, İran’ın başarısını uluslararası nakliye yollarını kontrol etmesiyle değerlendirdiğini aktardı.
Liyakat, Tedarik Süreci ve Teknoloji Sorunları
Yazısında, ordunun liyakat temelli normları yeniden benimsemesi gerektiğini savunan Emanuel, Trump yönetiminin yetenekli subayları görevden alarak liyakatin gerilediğine dikkat çekti. Ayrıca gençlerin Amerikan savunması için cesaretlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Tedarik süreçlerinde yaşanan aksaklıkları da eleştiren Emanuel, Pentagon tedarikçilerinin büyük sistemleri zamanında ve bütçeye uygun teslim edemediğini söyledi. Raytheon ve Lockheed Martin gibi şirketlerin sermaye harcamalarına kıyasla hisse geri alımlarına çok daha fazla kaynak ayırmasının endişe verici olduğunu ifade etti.
Emanuel, büyük askeri yüklenicilerin silahları zamanında teslim etmeye başlayana kadar hisse geri alımlarının yasaklanmasını ve federal fonların yüzde 30-40’ının yeni teknolojilere odaklanan diğer şirketlere kaydırılmasını önerdi.
Sonuç ve Çağrı
ABD ordusunun pahalı silahlarının İran’ın ucuz drone teknolojileri karşısında etkisiz kaldığını belirten Emanuel, dünyanın önde gelen askeri gücü olarak kalabilmek için Pentagon'un entegre komuta yapıları, çağdaş tedarik süreçleri ve eğitim programlarına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Son olarak, Amerikan ordusunun iki farklı savaş türünü aynı anda yürütebilmesi için sadece bütçe değil, aynı zamanda liderlik ve vizyona da gereksinim olduğunu belirten Emanuel, Reagan döneminden bu yana yaşanan reformların ötesinde yeni bir Goldwater-Nichols anına ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar.