28 Şubat 2026 Sonrası ABD-İran Savaşı ve Rusya'nın Stratejik Yaklaşımı
ABD'nin 28 Şubat 2026'da İran'a müdahalesi sonrası Rusya, doğrudan askeri destek vermeyerek stratejik mesafe tutuyor ve bölgesel istikrarı gözetiyor.

28 Şubat 2026 tarihinde ABD’nin İran’a yönelik başlattığı askeri operasyon, bölgesel ve küresel dengelerde önemli bir kırılma noktası oldu. Bu gelişme, Ortadoğu uzmanlığı iddiasıyla değil, Rusya ve Avrasya jeopolitiği alanında çalışan bir siyaset bilimci bakış açısından değerlendirilmektedir.
Rusya Bilimler Akademisi Semineri ve Türkiye Temsili
Geçtiğimiz günlerde Rusya Bilimler Akademisi çatısı altında düzenlenen uluslararası bir yuvarlak masa toplantısına Türkiye’den katılan tek siyaset bilimci olarak yer aldım. 9 Şubat 2026’da gerçekleşen ve "Orta Doğu’daki Durum ve Eski Sovyet Coğrafyasına Etkisi" başlıklı seminer, yılın başında geleneksel hale gelen stratejik değerlendirme platformlarından biri konumunda.
Toplantıda Rus Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsü, MGIMO Dışişleri Bakanlığı, M.V. Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi, HSE ve Rusya Federasyonu Hükümeti Finans Üniversitesi gibi kurumların önde gelen uzmanları yer aldı. Ayrıca Gürcistan, Azerbaycan ve Özbekistan’dan akademisyenler de katıldı.
İsrail-İran Savaşının Güney Kafkasya’ya Yansımaları
Seminerde "İsrail-İran Savaşının Güney Kafkasya’ya Yansımaları Türkiye Bakışından" başlıklı bir sunum gerçekleştirdim. Bu sayede Rus devlet adamları, elitler ve uzmanların Ortadoğu politikası ve İran krizine dair görüşlerini doğrudan gözlemleme imkânı buldum. Moskova’daki analizlerin, medyada sıkça yer alan "blok siyaseti" anlatısından çok daha kapsamlı ve çok katmanlı olduğunu söylemek mümkün.
Rusya’nın İran’a Askeri Destek Vermemesi
Kamuoyunda sıkça sorulan "Rusya neden İran’a doğrudan askeri destek sağlamıyor?" sorusunun temelinde iki varsayım bulunmaktadır: Rusya ile İran arasında tam teşekküllü bir askeri ittifak olduğu ve Moskova’nın Batı karşıtı her cephede otomatik olarak askeri müdahalede bulunacağı düşüncesi. Ancak Rus dış politikası ideolojik değil, stratejik maliyet hesabına dayanır.
Rusya için en kritik öncelik, ABD ile doğrudan sıcak çatışmaya girmemektir. Ukrayna sahasında devam eden askeri yük, artan savunma harcamaları ve harp ekonomisinin sürdürülebilirliği nedeniyle Moskova kontrollü bir stratejik mesafe tutmaktadır.
Rusya’nın Ortadoğu Stratejisi
Rusya’nın Ortadoğu yaklaşımı üç temel eksende şekillenmektedir:
- Çok Kutupluluk ve CRINK Eksenli Jeopolitik: Rus uzmanlar, küresel sistemin Batı merkezli yapısının zayıfladığını ve Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore gibi aktörlerin oluşturduğu alternatif jeopolitik blokların denge unsuru olduğuna dikkat çekiyor. Bu resmi bir askeri ittifak değil, çıkar temelli bir koordinasyon zemini.
- Denge Politikası ve Çoklu Diplomasi: Moskova, aynı anda hem İran hem de İsrail ile temas kurabilen nadir güçlerden biri. Bu denge, arabuluculuk kapasitesini artırmakta ve doğrudan askeri müdahaleyi engellemektedir.
- Kontrollü Gerilimden Stratejik Kazanç: Enerji piyasalarındaki dalgalanmalar kısa vadede Rusya lehinedir. Ancak çatışmanın Hazar bölgesi ve Güney Kafkasya’ya yayılması Rusya’nın güney güvenlik kuşağını zayıflatabilir, bu nedenle Moskova krizin kontrollü kalmasını tercih etmektedir.
Güney Kafkasya ve Eski Sovyet Bölgesindeki Riskler
Seminerde en çok tartışılan konulardan biri de savaşın Güney Kafkasya ve eski Sovyet coğrafyasına etkileri oldu. Savaşın derinleşmesi halinde Azerbaycan-İran hattında güvenlik gerilimleri artabilir, Ermenistan üzerinden yeni güç dengeleri oluşabilir, Hazar enerji koridorları risk altına girebilir ve Orta Asya’da radikal unsurların hareketliliği yükselebilir.
Rus uzmanlar için mesele sadece Ortadoğu değil, aynı zamanda post-Sovyet alanın istikrarıdır. Güney Kafkasya, Moskova açısından dış politika sahasından çok güvenlik kuşağı olarak görülmektedir.
Savaşın Rusya Açısından Stratejik Sonuçları
- Askeri Yük ve Harp Ekonomisi: Rusya’nın savunma bütçesi son yıllarda önemli ölçüde artış göstermiştir. ABD-İran savaşı uzasa da, Moskova’yı doğrudan askeri angajmana zorlamasa bile askeri hazırlık seviyesini yükseltme baskısı oluşacaktır.
- Jeopolitik Manevra Alanı: ABD’nin dikkatini Ortadoğu’ya kaydırması, Rusya’ya diğer cephelerde diplomatik ve askeri esneklik sağlayabilir. Ancak bu avantaj, çatışmanın sınırlı kalması şartına bağlıdır.
- Küresel Düzen Tartışması: Bu savaş, tek kutuplu küresel düzenin sürdürülebilirliğini sorgulatmıştır. Rus stratejik çevreleri, bu durumu "belirsizlik çağının derinleşmesi" olarak tanımlamaktadır. Moskova süreci askeri genişleme yerine jeopolitik sabır ve ekonomik adaptasyonla yönetmeye çalışmaktadır.
Sonuç: Stratejik Mesafe Bir Zayıflık Değil Tercihtir
Rusya’nın İran’a doğrudan askeri yardımda bulunmaması, müttefikini terk ettiği anlamına gelmez. Bu, küresel güç dengesini gözeten bilinçli bir stratejik tercihtir. Moskova’nın öncelikleri, ABD ile doğrudan savaşa girmemek, İran’ı tamamen kaybetmemek, Güney Kafkasya ve Orta Asya’daki istikrarı korumak ve enerji-jeopolitik avantajlarını maksimize etmektir.
Bugün sorulması gereken soru, "Rusya neden İran’a yardım etmiyor?" değil, "Rusya bu savaşı kendi stratejik çıkarlarına zarar vermeden nasıl yönetiyor?" olmalıdır. Uluslararası sistem, katı bloklar yerine esnek güç dengeleri üzerinden şekillenmektedir. 28 Şubat 2026 sonrası tablo, gücün sadece askeri müdahaleyle değil, doğru zamanda doğru mesafeyi koruyabilme kapasitesiyle ölçüldüğünü bir kez daha göstermektedir. Rusya’nın tercihi de tam olarak budur.
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
28 Şubat 2026 ABD-İran savaşı sonrası Rusya, doğrudan askeri müdahaleden kaçınıp stratejik denge ve ekonomik sürdürülebilirliği önceliklendiriyor. Moskova, hem İran hem İsrail ile diplomatik temasını sürdürerek bölgesel istikrarı korumaya çalışıyor ve Güney Kafkasya ile eski Sovyet coğrafyasındaki riskleri yakından takip ediyor.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!