ABD-İran Gerilimi Derinleşiyor: Kara Harekatı Olasılığı ve Hedefler Genişliyor
ABD Başkanı Trump, İran'a kara harekâtını tamamen dışlamadı. Hedefler nükleer program ve balistik füzeler, operasyonun kapsamı ve süresi belirsizliğini koruyor.

ABD Başkanı Donald Trump, son yaptığı açıklamalarda kara birliklerinin kullanımı konusunda kesin bir ret ifadesi kullanmadı. Bu durum, 2003 Irak Savaşı’na benzer bir rejim değişikliği operasyonu ihtimalini tekrar gündeme getirdi. Ancak ABD yönetiminin nihai amacı hâlâ belirsizliğini koruyor.
Trump’ın ifadelerinde kara birliklerini tamamen dışlamaması dikkati çekiyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise olası operasyonun süresine dair net bir zaman vermedi. Hegseth, savaşın iki ila altı hafta arasında sürebileceğini belirtti ancak bunun Irak tarzı bir ulus inşası operasyonu olmayacağını vurguladı.
Operasyonun Kapsamı ve Kara Harekatı İhtimali
Washington’un resmi açıklamalarına göre hedefler arasında İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve askeri komuta zinciri bulunuyor. Trump ise "asıl büyük dalga henüz gelmedi" diyerek saldırıların genişleyebileceğinin sinyalini verdi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Hazar Vural, sahadaki duruma bakıldığında Irak benzeri bir kara harekâtının oldukça zor olduğunu belirtti. Vural, "İran, Türkiye’nin iki katından daha büyük bir yüzölçümüne ve 90 milyonluk nüfusa sahip. Arazisinin yarısından fazlası dağlarla çevrili, ortasında savunmaya destek olacak çöller var. Bu nedenle Irak tarzı kara harekâtı ihtimalini gerçekçi görmüyorum" dedi.
Şu aşamada kara birliklerinin İran topraklarına girdiğine dair resmi bir açıklama bulunmamakla birlikte, bu seçeneğin tamamen dışlanmadığı belirtiliyor.
Hedefler Nükleer Program mı, Rejim Değişikliği mi?
Trump zaman zaman tek amacın İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu söylerken, bazı açıklamaları rejim değişikliği olasılığını da gündeme getiriyor. Washington’un resmi söylemi nükleer program üzerine yoğunlaşsa da Dr. Hazar Vural’a göre hedefler daha geniş olabilir.
Vural, İsrail açısından balistik füze kapasitesinin nükleer program kadar hayati olduğuna dikkat çekerek, "İsrail'in İran'a yönelik olmazsa olmaz dediği hedefler arasında füzeler de nükleer kadar kritik. İran'ın sahip olduğu füzeler, en yüksek teknolojiye sahip, büyük saldırı ve savunma silahlarıdır, yani caydırıcı unsurlardır" ifadelerini kullandı. Bu durum, Trump danışmanlarının İran'a İsrail saldırısını başlatma stratejisi ile bağlantılıdır.
Ayrıca ABD-İsrail ekseninin, İran’ın Hizbullah ve Husiler gibi vekil gruplarla bağlantılarını zayıflatmayı veya tamamen koparmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
Eğer hedef sadece nükleer programı devre dışı bırakmaksa, ABD için İran içinde Batı ile anlaşmaya açık yeni bir liderin ortaya çıkması yeterli olabilir. Bu senaryoda mevcut devlet yapısı tamamen yıkılmadan bir "rejim ayarlaması" söz konusu olabilir. Ancak sürgündeki İranlı muhalifler ve bazı Batılı siyasetçiler daha köklü bir dönüşüm bekliyor. Eski Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi bu noktada adını öne çıkarıyor. Pehlevi, anayasal monarşi benzeri bir model ve Batı ile yakın ilişkiler vaat ediyor ancak İran içindeki karşılığı belirsizliğini koruyor. Bu bağlamda, Kanada'nın İran ile diplomatik ilişkilerde rejim değişikliği şartı önemli bir perspektif sunuyor.
Rejim Ayakta Kalabilir mi?
Tarihsel olarak sadece hava bombardımanıyla güçlü ve merkezi bir rejimin tamamen çökmesi nadir görülüyor. İran’da devlet yapısı, dini liderlik, Devrim Muhafızları ve geniş güvenlik ağı üzerine kurulu.
Dr. Hazar Vural, İran anayasasına göre yeni dini liderin Uzmanlar Meclisi tarafından seçileceğini hatırlatarak, mevcut siyasi atmosferde ABD ile uyumlu "ılımlı" bir ismin seçilmesinin düşük bir ihtimal olduğunu belirtti. Ayrıca İran’ın politik kültüründe yas dönemlerinin önemli olduğuna dikkat çeken Vural, "Hamaney’in 37 yıllık liderliğinin ardından 40-52 günlük bir yas dönemi olabilir; bu süreçte yeni liderin belirlenmesi zaman alacaktır" dedi.
Vural, "Geçen yıl İran’a karşı başlatılan savaş ve devamında İran liderine yönelik ABD tehditleri ve mevcut güvenlik ortamı göz önünde bulundurulduğunda, olası bir durumda savaş sürecinde de yeni bir lider seçilerek sürekliliğin bozulmaması sağlanabilir. Bu ismin yapısı, dünya görüşü ve deneyimi, İran siyasetine ve savaş sonrası Batı ile ilişkilere doğrudan etki edecek" değerlendirmesinde bulundu.
Böyle kontrollü bir geçiş senaryosu, ABD açısından nükleer ve füze programları konusunda güvence sağlarsa yeterli kabul edilebilir. Ancak sokak protestolarında hayatını kaybeden ve rejimin tamamen devrilmesini isteyen kesimler için bu durum "yetersiz değişim" olarak görülebilir.
Çöküş ve Bölgesel Kaos Riski
En riskli senaryolardan biri, merkezi otoritenin zayıflaması ve ülkenin kaotik bir sürece girmesi. İran, mezhepsel olarak Irak kadar parçalı olmasa da etnik ve bölgesel hassasiyetleri barındırıyor. Doğuda Beluç ayrılıkçı hareketleri, kuzeybatıda Kürt nüfusun bulunduğu bölgeler ve zaman zaman silahlı çatışmalar yaşanan alanlar mevcut.
Güvenlik yapısının zayıflaması halinde bu bölgelerde istikrarsızlık artabilir. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, Körfez ülkeleri ve küresel enerji piyasaları açısından kritik önemde. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığının yüzde 20’sinden fazlası bu hat üzerinden gerçekleştiriliyor.
Dr. Hazar Vural’a göre savaşın uzaması sadece bölgesel değil, küresel ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabilir. Vural, "Eğer savaş Trump’ın öngördüğü 4-6 haftayı aşarsa, bu durum ara seçimlerde güç kaybedeceği düşünülen Trump’ı daha da zor durumda bırakabilir. Bu baskı, savaşın daha hızlı sona erdirilmesini de tetikleyebilir" yorumunda bulundu.
Belirsizlik Devam Ediyor
ABD yönetimi, operasyonun Irak benzeri uzun süreli bir kara işgaline dönüşmeyeceğini söylese de kullanılan dil ve açık bırakılan seçenekler belirsizliği artırıyor. İran tarafı ise sert bir savunma mesajı vererek "bedeli ne olursa olsun" karşılık vereceğini duyuruyor.
Dr. Vural’ın aktardığına göre, İran içinde rejim karşıtı kesimler bile mevcut yıkım karşısında önceliği savaşın sona ermesine veriyor ve ABD’ye çatışmaları bir an önce bitirme çağrısı yapıyor.
Şu aşamada kesin olan tek şey, ABD-İran hattındaki gerilimin yalnızca askeri değil, siyasi, ekonomik ve bölgesel sonuçlar doğurabilecek kritik bir eşikte olduğudur. Önümüzdeki haftalar, operasyonun kapsamını ve İran’daki yönetim yapısının nasıl şekilleneceğini belirleyecek önemli bir dönem olacak.
İlave kaynak: The Times
Yapay Zeka Özeti
Haberin ana noktalarını hızlıca anlamanıza yardımcı olan yapay zeka destekli özet
ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik kara harekâtını tamamen reddetmedi ve operasyonun süresi ile kapsamı net değil. Hedefler arasında İran'ın nükleer programı, balistik füzeleri ve askeri yapısı bulunuyor. Uzmanlar, Irak benzeri bir kara harekâtının zor olduğunu belirtirken, İran rejiminin çöküşü ve bölgesel kaos riski tartışılıyor. Gerilim askeri, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla devam ediyor.
Ahmet Yılmaz
Haber Editörü
Deneyimli haber editörü ve yazar. Uzun yıllardır haber dünyasında yer almakta ve güncel gelişmeleri takip etmektedir.
Yorumlar
Google ile Yorum Yap
Yorum paylaşabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız gerekiyor. Giriş yaptıktan sonra yorumunuz otomatik olarak adınız ve profil fotoğrafınızla yayınlanacaktır.
Giriş yapma butonuna bastığınızda Google hesabınıza yönlendirileceksiniz. Yetkilendirme sonrasında bu sayfaya geri döneceksiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!